YUNANİSTAN – NERELERDEN KOVULDUK ;

1991 yılında çıktığımız Yunanistan turunda önce Kavala’da bir olay yaşadık, akşam üzeri yorgun argın arabamızı sahilde park etmiş, arabamızda uyukluyoruz. Bu sırada arabamıza yaklaşan 4 genç bişeyler söyleyip arabamızı sarsıp, sallamaya başladılar (arabamız malum Türk plakalı). Direkt gazlayıp, siz ne yapıyorsunuz diye sorgulamadan, tabana kuvvet Kavala’dan çıktık (kaçtık demeye dilim varmıyor) Ehh, ucundan kan damlayan Kıbrıs haritası ile Kavala girişinde de karşılaşmıştık.

Daha sonra Atina’da Plaka Bölgesinde (bizim Beyoğlu ya da Kapalıçarşı gibi bir yer) gündüz gezerken, bir hediyelik eşya dükkanına girdik, aramızda Türkçe konuşuyorduk, dükkan sahibi bunu duyunca bizi el, kol hareketleri ve bağırmalar ile dışarı çıkarttı. Bu günkü gibi net olarak gözümün önünde, adam dükkanının önüne çıkıp, Yarım yamalak bir Türkçe ile Konstantinopol bizim, kanımız yerde kalmayacak, defolun gidin vs.vs söylevleri vermiş ve diğer komşu dükkanlarında bu bağırış çağırışa tepkisiz kalıp, sokağın ortasında şaşkın kalan bizi izlemişlerdi.

Atina’da kime soru sorsak, önce nereden geliyorsunuz, İtalyan? Alman? İngiliz vs. şeklinde kendileri ülkeleri sıralayıp sorguluyorlar. Biz Türküz dediğimizde, sorumuza cevap vermeden çekip gidenler bile oldu.

Selanik’ ten çıkıp Meteora yoluna girdiğimizde ( pazar günü tüm akaryakıt istasyonları ve fırınlar kapalı oluyor ) bir dağ köyünden geçerken karnımız acıkmış, ama her yer kapalı olduğundan yiyecek bulamıyoruz. Bir köy evinin kapısındaki köylüye sorduk, ekmeği nerden bulabiliriz diye, o da cmt-pazar günleri hiç bir yerde bulamazsınız ben size evimden vereyim, fazla var dedi. Biz teşekkür ettik ve karşılığında parasını verelim dedik, adam no no siz misafir deyip duruyor, bizde parayı vermeye çalışıyoruz, o anda adam sorguya başladı, İtalyan? Alman? vs diye, biz de Türküz dedik, adamın yüzü değişti, para almam diye ısrar eden adam, parayı verin dedi. İşte bizi bu kadar çok seviyorlar.

YUNANİSTAN- BOYNUMUZA SARILANLAR DA OLDU ;

Ama tüm bu anlattıklarıma rağmen Atina’da çok yaşlı amca ve teyzelere rastladık ki, siz Türkmüsünüz, nereden geliyorsunuz, İstanbul’dan mı, İstanbul nasıl ? Beyoğlu duruyor mu? İstiklal Caddesi duruyor mu? şeklinde sorular sordular, ağlayıp boynumuza sarılıp öptüler. Bu tür sevgi gösterenler de oldu, hem de mübadeleye mağruz tutuldukları halde. Çok özledik İstanbul’u diye ağlayanlar bile oldu.

24 Yorumlar

  1. yasadıgınız seyler cok eskide kalmıs gibi gorunuyor.yada ben sanslıydım ..cunku dediğiniz yerlerde 97 senesinde bende dolastım ve bayagı ilgi gordum..ozaman cok sasırmıstım..hatta birgun kos adasına girerken gumrukte cok cekinmiştim.cunku birgun once bir genc lefkosede bayrak direğinde basından vurulmustu turk bayragını cıkartırken belki hatırlarsınız.ama korktugum basıma gelmedi ve hatta gumruk memuruna soylemiştim cekindiğimi..bunun üzerine bana ..siz artık suandan sonra bizim için turk degil turistsiniz demişti..dedim ya belki ben şanslıydım..sevgiler..mimar serdar çırak.

  2. Sn.Serdar Çırak,
    Yazımda da belirtiğim gibi o zamanlar Sn.İsmail Cem henüz komşumuzla ilişkileri geliştirme adımlarını atmamış, karşlıklı sırtaki yapmamışlardı. Bu sebeple her türlü tepki ile karşılaştık. Ama herşeye rağmen çok güzeldi.
    Yorumunuz için teşekkürler.

  3. 1991 den bu yana değişen hiç birşey yok.Yunan her zaman Yunan dır.

  4. vallahi merhabalar. ben de torinoda eğitim gören izmirli bir gencim…

    öncelikle italyanın başka bir şehrinde dil kursu için eğitim görürken kıbrıs rum kesiminden ve atinadan bir kaç arkadaşım oldu… türküm dediğimde aldığım tek cevap ” aaa komşu naber” oldu.

    Torinoda ev arkadaşım yunan atinada okumuş bir kasabasından gene aynı cevap ”aa komşu” e burda da komşuyuz diyip daha yorgun argın geldiği ilk günde ayakta 2 saat havadan sudan muhabbet ettik. şans mıdır nedir bilemeyeceğim ancak kuzeni de geldi kız arkadaşı da. En son konuştuğumuzda kıbrıs Türkiye’ninde Yunanistanın’da değildi, benim olmuştu sonra %20sini bizim arkadaşın kuzenine hediye etmiştim:)

    Siz düşünün ararmızdaki samimiyeti. yunan her zaman yunandır. geçmişi unutan ve misafirperverliği bizimle yarışabilecek tek ülke. insanının sıcaklığı da. ama bi de ülkesini gidip görmek lazım. elbette ki fanatikler olacak, ancak bizde de yoklar mı zaten

    Sevgiler, saygılar ve nice güzel geziler.

  5. sayın arkadaşlar ,yarın da 30.05 ben yunan adaları turu yapacagım. bakalım neler olacak.dönüşte gorüşürüz anılarla

  6. ben 2009 senesi içinde bayağı bir ziyarette bulundum ve bir kere dahi olumsuz birseyle karşılaşmadim. aksine,bir almana bir fransıza göre biz daha yakiniz onlara.
    bence Diğer Yaka imkanlar varsa mutlaka görülmeli..

  7. 2000 ve 2001 yıllarında toplam 3 kez otobüs ile kuzeyden güneye (Atina’ya kadar) Yunanistan’ı gezdim. Kavala – İpsala arasını hep gece geçerdik ancak son gezide hava muhalefeti sebebiyle erken dönüş yoluna geçip öğle saatlerinde bu bölgeden geçtik ve otobüsün camına yumurta atıldı. Ancak gezi esnasında bir olumsuzlukla karşılaşmadık.

    Son birkaç yıl içinde araba ile gidenlerin (özellikle fanatiklerin bulunduğu bu bölgede) hiç kötü tecrübe yaşamaması tekrar aynı rotayı bu kez araba ile gezmeye karar vermeme sebep oldu. Bakalım bu sefer nasıl bir yolculuk yapacağız. Bu kez Metaora’yı da gezmek istiyorum.

  8. Ah siz türkler. neden bizim hakkımızda kötü konuşur hep. den katalava…
    Siz bizim topraklara göz diktiniz ve şimdi yunanistanda rahat dolaşmak istiyorsunuz öylemi;

  9. Aretina

    Kim kimin hakkında kötü konuşuyor gerçekten görmek istiyor musun? Kim kime düşmanlık besliyor? Aç youtube dan Türkiye ve Yunanistan’la ilgili tanıtım videolarını.Bir sürü video var bir tane değil.İstediğini aç.Bütüm yorumlara bak,birine ikisine değil.Yunanistan’ın turizm-tanıtım videolarının altında kaç tane Türk yorum yapmış, hem de kötü yorum yapmış onu say. Sonra da Yunanlılar’ın Türkiye turizm-tanıtım videolarının altında yaptıkları yorumları oku.Hem de bir kez bile Türkiye’ye gelmediği açık olan Diaspora çocuklarının nefretini.Sonra aç Horon’la ilgili sayfalarda yaptıkları yorumlarla Türkleri nasıl bıktırdıklarını oku Yunanlılar’ın.Bizim halkımız Yunanlılar konusunda takıntılı değil.Ama sizin çocukların en büyük takıntısı Türkiye,Türkler.Yunan müziği sayfalarında Türkler’in Yunanlılar hakkında atıp tuttuğu kaç yoruma rastlayacaksın?Bir de Türk müziği sayfalarında Yunanlılar’ın yorumuna bak.

    Yunanlılar’a karşı hiç bir öfkem ya da önyargım yok.İnternette bu yazılanları okuyana kadar bu nefretin bile farkında değildim.Söylediğim yorumları okuduktan sonra sizin çocukların kendi kendilerini ne kadar kötü tanıttıklarını farketmiyorsan benim sana söyleyecek lafım yok.Hayal dünyasında yaşamaya devam edebilirsin.

  10. bisim türkler ile bir derdimis yok siz bisim kültüre topraklara göz diktinis ne bekliyorsunuzki….

  11. Sizin Türkler’le derdiniz var o da geçmişinizi inkar etmekten ve her azdığınızdan Türkler’den tokat yiyip yerinize oturmaktan kaynaklanıyor. Eziksiniz yani. Türk-Osmanlı geçmişinizi reddettiğiniz için köksüz ağaç gibisiniz. Toprak ve kültür mü? Toprağa Avrupalı abileriniz Osmanlı’yı durdurmak istediği için onların sayesinde sahip oldunuz sizi çok sevdiklerinden değil. Yani toprak çalan, toprak verilen sizsiniz. Artık AB nin size ihtiyacı olmadığı için de toprağını sat borcunu öde diyebiliyor, Yunan’a 5. sınıf muamelesi yapıyor.

    Kültürünüzse tamamen Türk kültürü. Çiftetelli, Karagöz Hacivat, Türk Kahvesi, İmam Bayıldı, Kebap, Rakı’ya da Uzo diyorsunuz daha bin tane sayarım. Soyadlarınız oğluyla bitiyor. Bunların hangisi antik Yunan’da vardı? Neyse sorun etme siz de Yunan değilsiniz zaten Türkleşmiş Romeikasınız. 10 yüzyıl birarada yaşamış, Çingene,Bulgar, Slav, Makedon, Romalı; katolik abilerinine küsüp 10 asırlık Romalılaşmadan sonra yunanca konuşmaya başladı. Böylece yunanca konuşuyorsunuz yunan olduğunuz için değil. Kendini kandırmaya devam et Aretina, KRAL ÇIPLAK

  12. Sis bisim Helen soyundan olduğumusu unutuyorsunus. Bis hiçbir zaman savasçi bir toplum olmadik. Sanat ve bilimle yüceltik aziz soyumusu. Su anda bilimde kullanilan semboller harfler kelimeler bisim yüce helen soyunun… Ve sis yillarca bisim topraklarimizda yasadinis iyonya bölgesi hep bisimdi sis orta asyadan kalkip bisim topraklara yerlestinis bisim kültürümüse ait ne var ne yok öğrendinis ve simdi koca bir yalanin içinde yasiyorsunus. Yunanlar asla yok olmas ama türkler bir gün yok olmaya mahkumlar.

  13. Ayrica sisin var olmanisin tek sebebi büyük Mustafa Kemal…. O olmasa dünyada Türkler yok olup gitmistinis ve simdi o yok sisde yok olmaya gidiyorsunus. Dön ve bak vatanina eski Türkiye yeni Türkiye bir mi; Gençlerinis ne durumda ahlakinis ne durumda kendinisin olduğunu sandiğinis kültürünüs ne durumda kaç gencinis tarihinisi biliyor kaç gencinis kültürünüsü taniyor. Kendinisi kandirmayin lütfen. Ben Türkiye yasadim marsinisi gülerek okuyor çocuklarinis sisde geçmis klavyeden vatan kurtariyorsunus sis önce onlari eğitin. yazik çok yazik

  14. Bisim çocuklar hiç değilse vatan askini sevgisini taniyor. Sirf havali olsun diye din değistirmiyor. Dediğim gibi ben Türkiyede yasadim.Çok karsilastim sirf havali olsun diye Hristiyan olanlarla. Ben Türkiye ilk geldim gençler hayran kaldim ama simdi geldim sisin durumu gördüm gençler çürümüs kokusmus yok olmus batmis ve bunu görünce kendi vatanima tekrar tekrar asik oldum kendi milletimin sisin gibi özenti olmadiğini görünce tanriya milyonlarca kes sükrettim. Sis simdi çikip sirtaki sirto marinella hatta buzuki de bisim dersiniz doğru ya sis özentisinis .

  15. Tartışmalar saçmalıktan ibaret…
    Ben Thessaloniki (Selanik)’liyim. Ama Türk’üm. Kemalistçiyim. Ama bu Yunan nefreti anlamına gelmiyor ki, Atatürk’te nefret etmiyordu.
    Ben bir Türk düşmanı Yunanla ile tartışırım ve bir Yunan düşmanı Türk ile de…
    Bizler aynı denizin çocuklarıyız. Aynı topraklarda yüzyıllardır yaşıyoruz. Paylaşımcıyız, konukseveriz, kültürümüz aynı, neredeyse dilimizde.
    Türk’ün Yunan’ın veya Yunan’ın Türk’ün birbirinden başka dostu yok bu dünyada. Buna inanın. AB, Yunanistan ile ABD Türkiye ile oynuyor. Ve biz bir bütün olarak kuzu gibi, birimiz krize gidiyoruz, birimiz kontrolsüzce yükselişe (madalyanın güzel yanı, öteki yanı karanlık).
    Ben Türkiye veya Yunanistan diye ayrımıyorum. Ben Batı yada Doğu olarak adlandırıyorum. Buradayken, Batıya gidiyorum, Batıdayken Doğuya.
    Geçmiş geçmişte kaldı. Bizim geçmişten almamız gereken dersler var. İngilizin Yunanistan ile oyuncak gibi oynaması ve Türkiyeye kışkırtılması, Rusların ve ABD’nin Türkiye ile oynması ve Yunanistana kıştırtması. Bu oyunun hala farkında olmayanlara sözüm yok. Ama söylemek istediğim, Türkiye ve Yunanistan bir bütün olmalı ve dünyaya gücümüzü göstermeliyiz.
    Geri kafalı düşünceler birbizimizin suçu, günahı değildir. Bunlar bu dönen oyunun madurudurlar. AB’den uzak durun. Biz bir olup bağımsız olmamız gerekiyor…

  16. Kıbrıs’a gelince. Orası Kıbrıs. Sadece Kıbrıs. Ne Türkiye’ye nede Yunanistan’a bağlı. Ayrı bayrakları var, aynı, ama değişik dilleri var. Kıbrıs Rum Kesimi Yunanistan’dan sonra AB’ye girdi. İlginç değil mi? Ada’nın yarısı Avrupa yarısı Asya mı?
    Kıbrıs’ın gerçek bayrağını görmeyenler olabilir, ama bu bayrak tamamiyle barışı temsil ediyor. Türk veya Yunan. Hiç farketmez. O ada Kıbrıstır. Kıbrıs Türk’ü ve Kıbrıs Rum’u değil, biz buna sadece ‘Kıbrıslı’ diyoruz. Türk veya Yunan olarak ayırmıyoruz…
    Kıbrıs üzerinde oynanan oyunlar ne Türk’ler nede Yunan ile alakalıdır.
    Kısacası; bırakın bu tartışmaları. Hayat kısa, en iyi dostlarımızla hayatımızı kavga ve gürültüyle geçireceğimize, gülüp, eğlenelim. Öyle değil mi? :)

  17. Canım kardeşim Aretina. Bayan mı, erkek mi olduğunu isimden çıkaramadım, ama fark etmez. Niçin böylesine ön yargılı olduğunu anlamış değilim. Geçen sene ülkenizi ziyaret ettim, inan birbirine böylesine benzeyen iki toplum ben daha görmedim. Otobüsümüzün şöförü, karadenizli idi, baktık radyoda karadeniz müzikleri çalıyor, kendisine burda damı buldun müziğini diye takıldığımızda, ağbi bu yunan radyosu, aynı bizim müziklerimiz dediğinde inan şaşırdım. Böylesine benzerlik olamaz dedik. Yani bizler bir elmanın iki yarısıyız. Bırakın artık bu düşmanlığı. Gel seni evimde misafir edeyim. Aynı sofrayı paylaşalım. Tartışalım, gülelim, eğlenelim, ama kavga etmeyelim. Düşmanlığın hiç birimize faydası yok. Bakın AB ne hale getirdi sizi. İnanın bizide alsalar, bizde sizden farklı olmayız. Sağlıcakla kal canım dostum. Davetim her daim geçerli.

  18. Ben asla Türkler ile kavga etmek istemem çünkü ben Türk ve Türkiye seviyorum. Ama sisin bize karsi tutumunus acimasis. Bisim kültür ortak, iyonya denis ortak. Yillarca Osmanli egemenliği altinda yasadik Türkler ile birlikte ve kültür etkilesim oldu. Tabi bisim dedihimis birkaç sey aslinda sisden etkilendihimis seyler Helen kültüründe yok ama yinede sis bisim kültür aldi. Evet Yunanistandaki çoğu Yunanin iyi bazilarininda kötü yani Türk düsmani olduğu gibi Türkiyedede durum ayni. Ama buradaki Türk düsmanlarinin çoğu neden Türk düsmani olduklarini bile bilmiyorlar bu düsmanlik geçmisten günümüse kadar miras bise ama düsman olmak çok saçma. Ve ben bir Bayan sayin İsmail bey… Nazik davetinis için tesekkürler sise

  19. Aretina Hanım, öncelikle sizden özür dilerim. Bir önceki mesajımı yazarken, tanımadığım biri için “sen” deyimini kullanmışım, hele birde bayan olduğunuzu öğrendikten sonra, inanın çok özür dilerim. Büyüklerimizin boşuna insanlar konuşa konuşa anlaşır diye söylediklerini şimdi daha iyi anlıyorum. Kavganın hiç birimize faydası yok. İnsanlarımızın, sağlığı, eğitimi, refahı için bütçeden ayrılacak paraları, sebepsiz yere Ordularımız için harcıyoruz, yani bu paraları çöpe atıyoruz. Sizin söylediklerinizde hiç mi gerçek payı yok. Muhakkak ki var. Ama artık her şeyin geçmişte kaldığını düşünüyorum. Ülkenizi gezerken inanın kendi ülkemde gezdiğimi düşündüm. O kadar birbirimize yakınız. İnşallah bizlerin çocukları, özlediğimiz günleri, dostlukları görürler. Ben hala, Moda İlk Okulunda birlikte okuduğum Rum arkadaşlarımla aramızdaki samimiyeti, dostluğu unutamıyorum. Ama ne oldu, bizleri ayırdılar. Şimdi birbirimizi görsek, tanımayız. Hele komşumuz Yorgo’nun annesi Eleni teyzenin yaptığı kurabiyelerin tadı hala ağzımda diyebilirim. Sağlıcakla kal canım dostum. Ben hala Kadıköy deyim. Kapım her daim açık. Dostlar birbirlerini unutmamalılar. Saygılarımla. ozkivanc@yahoo.com

  20. 20 Mart 2012 tarihli Hürriyet Gazetesi , Sn.Fatih Çekirge’nin yazısı.
    (‘Kaçak getirdim babacığımı’
    BÜYÜKDERE’de perdecilik yapıyordu Dimitro…

    Büyükada’ya âşıktı. Her hafta martı sesleriyle uyanmak için adaya gelirdi.

    Ve bir sabah Sofia’yla tanıştı. O anda âşık oldu.

    Hemen evlendiler. Ada artık bir aşk adasıydı.

    Dimitro perdeci, Sofia terziydi…

    İşleri iyi gidiyordu. Adanın yemyeşil tepelerinde güneş batırıp, Aya Yorgi’de sevginin ayinini yapıyorlardı.

    Yıllarca aşk dokudular. Ve üç çocukları oldu.

    En büyük kızları İrini okula gidecek yaşa geldiğinde, ilk duvara çarptılar…

    O tarihlerde Arnavut Ortodoks olduğu için İrini okula gidemiyordu. Yasaktı.

    İçleri karardı.

    Sanki devlet diyordu ki terzi Sofia’ya:

    “Sen yalnızca teyel olabilirsin bu ülkenin kumaşına!”

    Zaten Kıbrıs harbi başlamıştı. Rumlar için hayat çok zorlaşmıştı. Önce kızları İrini’yi gönderdiler Atina’da yatılı bir okula.

    Sonra arkalarında gözyaşı ve martı sesinden başka bir şey bırakmadan…

    İki çocuklarıyla birlikte ayrıldılar çok sevdikleri Büyükada’dan…

    Dimitro 5 yıl boyunca her gün adayı ve aşkını anlattı büyük kızı İrini’ye…

    Gözleri doluyordu. Hıçkırık yüklü bir sesle anlatıyordu aşk ve ada günlerini.

    Ölürken adayı sayıklayarak öldü…

    İrini büyüdü. Evlendi. Atina’da avukat oldu.

    İlk çocuğu olunca da eşine dedi ki:

    “Senden hiçbir şey beklemiyorum. Ne mücevher ne de başka bir şey. Yalnız bir İstanbul bileti istiyorum…”

    Ertesi hafta İstanbul’daydı…

    Çocukluk günlerinin adasını gezdi. O da vuruldu annesi ve babası gibi memleketine.

    İşte o an düştü içine o hayal.

    Yıllarca hıçkırıklarla, gözyaşıyla adayı sayıklayan babasını doğduğu topraklara getirecekti.

    Hemen Atina’ya döndü. Belediyeye müracaat etti:

    “Babamın kemiklerini doğduğu topraklara götürmek istiyorum”.

    Devlet, “Hayır yasak!” diye kestirip attı.

    1975’te başlayan bu “gözyaşı tarihi” 1993’te hâlâ sürüyordu.

    Türk devleti de “yasak” dedi…

    İrini bir-iki arkadaşını alıp düşündü.

    Sonrasını kendi ağzından dinleyelim:

    “Kararı vermiştim. Önce Atina’da belediyeye gidip, babamı başka bir kasabaya defnedeceğim diyerek mezar açma iznini aldım.

    Mezarı açtık. Kemikleri çıkardım. İlaçlayıp bir çöp torbasına koydum. Attım arabanın arkasına İstanbul’a kadar getirdim. Sonra adaya…

    Bir sabah erkenden gizlice gömdüm babamın kemiklerini adasına.

    Ruhum huzur buldu. Aya Yorgi’de gözyaşlarıyla dua ettim babama.”

    Büyükada’da Fıstık Ahmet’in lokantasında tanıştık İrini’yle. Güneşli bir ada gününde anlattı bu dramı…

    Ve dedi ki:

    “Yaa işte böyle. Kaçak getirdim babacığımı adasına…”

    İrini’yi dinlerken içimde fırtınalar koptu. Uçurumlar açıldı.

    Benzeri bir öyküyü, Van’da Ahdamar Kilisesi’ne gelen yaşlı bir Ermeni vatandaşımızın gözyaşlarında görmüştüm.

    Yasaklarla, korkularla, ırkçılıkla, ne çok acılar, dramlar gömülmüş bu topraklara…

    Şimdi kendisini herkesten daha vatansever, daha memleketçi görüp, önüne geleni yasaklayan, bastıranlara sormadan edebilir miyiz?

    Kimdir bu memleketin sahibi?)
    Canım kardeşim Aretina, iste bizler böyle iki toplumuz. Birbirimizden ayrılamayız.

    Not: Dün yazmış olduğum yazı, bilemediğim bir sebeple silinmiş.

  21. Merhabalar;
    İstanbul dan Atina ya karayolu ile nasıl giderim diye araştırırken buldum bu siteyi. Önce yazıyı okudum sonra altındaki yorumlara kaydı gözüm. Sn. Aretina Hanım öncelikle farkındasınızdır sanırım gezi notları 1991 yılına ait. aradan 21 yıl geçmiş. Bu gün ne sizin ülkeniz de ne bizim ülkemizde ırk gözeterek düşmanlık yapan insanlar çoğunlukta değil. hatta ciddi bir azınlıktalar. En üstteki yorumlarınızdan birinde “Siz bizim topraklara göz diktiniz ve şimdi yunanistanda rahat dolaşmak istiyorsunuz öylemi” diye bir yorumunuz var. Sanırım kızgınlıkla sarfedilmiş bir söz. Çünkü eminim siz de en az benim kadar farkındasınız neredeyse 600 yıllık bir geçmişten bahsettiğinizi. Evet ben sizin ülkenizde rahat dolaşmak istiyorum ve istiyorum ki siz de veya ermeni bir arkadaşım da veya herhangi bir millete mensup herhangi bir arkadaşım da benim ülkemde rahat rahat gezebilsin. 2 hafta önce Thessaloniki ve kabala daydım. ve şimdi en büyük arzularımdan biri Atina yı görmek. Hatta bu konuda yardımcı olabilirseniz çok sevinirim. Nerede kalınır nereler görülmelidir vs vs.. Gerçi söylemişsiniz daha önce Türkiye de yaşadığınızı ama yine de ülkemizde görmek istediğiniz herhangi bir yer olursa ve buna benzer ihtiyaçlarınız olursa lütfen söyleyin. emin olun burada ben dahil hiç yoksa 10 kişi yanıt yazacaktır size. İşin siyasi ve politik taraflarına girmeye hiç gerek yok herkes aşağı yukarı olanları,yaşananları biliyor. Bu iki halkın bu güne kadar birbirine ettiği kötülüklerin sebebi hepimizce malum. Bitsin artık bunlar ben size siz bana turist değil misafir ya da komşu gözüyle bakalım artık…

  22. Defalarca kez Yunanistan’a gittim (Atina, Patras, Xanthi, Kos Kalmynos, Midilli), Çok güzel bir ülke. Bizdeki gibi rant ve çarpık yapılaşma yok, tarihi yapılar korunmuş, kadın-erkek eşitliği var.
    Yurtdışında okurken en yakın arkadaşlarım Yunandılar, hatta biraz Yunanca bile öğrendim merakımdan. Şu bir gerçekki, biz kardeş gibiyiz.
    Önyargılar çok gereksız. En güzeli gıtmek, görmek, etkileşme girmek.

  23. Aretina’ya cidden güldüm yaa.. ( acımayla karışık tabi, kimin çocuğuysa..)

    “….sis yillarca bisim topraklarimizda yasadinis iyonya bölgesi …”

    Hatunn, sizden önce bu topraklarda Sümerler, Hatiler, Hititler vardı. Bu toprakların tapusunu kimseden almadınız ki sahibi siz olasınız. Bu tip yazıları okudukça acaba diyorum bu Osmanlı’nın yarattığı aşağılık komplexinin geçmesi kaç yüzyıl alacak, bir 500 yıl da o sürer herhalde. Bu arada aşırı duygusal yorum yazan Türk erkekleri de beni extra ağlattı. Bu yorumları yazanlar topix de Türkiye sayfasından bir türlü kopamayan stocholm sendromlu, bir yanım aşık bir yanım çirkef tandanslı sürekli Türkiye ile ilgili atıp tutan yunanların yazılarına baksınlar. Aynı romantizmi orada da görmek isteriz, ama alacakları cevaplar kendilerinin yazdığı tarzda olmayacak yani we are the World we are the children değil. 5 dakika foruma göz attıktan sonra ne dediğimi daha iyi anlarsınız umarım. Gerçeklikten kopmadan barışseverelik, arkadaşlar..ayaklar biraz yere bassın..

  24. Sayın bayan Aretina
    Böyle önyargılı düşünmeyiniz.Dedelerimizin karşılıklı yapmış oldukları yanlışlar bizleri birbirimize düşman yapmamalı artık.Hepimiz Adem ve Havva nın çocuklarıyız.Biz kardeş ülkeleriz ve akraba-kardeş sayılırız.
    Ülkenizin ekonomik krizini biliyoruz.Ülke olarak çok üzülüyoruz.Eşimle ekonominize azda olsa , bizimde bir katkımız olabilir mi dedik ve yaz tatilimizi ülkenizde geçirmeyi planlıyorduk.Fakat Türklere duyduğunuz bu nefret inanın beni ve ailemi çok üzdü.Biz yinede sizleri seviyoruz.Sağlıklı ve mutlu bir yaşam diliyoruz.Hoşçakalın.


admin için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir