Yine düştük yollara…

En yakınımdakiler bilir, ben her daim aklımı nereye nasıl gidilir, hangi yoldan gidilirse yol daha güzeldir, güzergahta ilginç, görülmeye değer nereler vardır, nerelerde mola verilir, mesafeler arası kaç kilometredir, gittiğimiz yerde hangi küçük otellerde kalınır, neler yapılır, ne yenir yönünde çalıştırırım.

Çantamda hep bir haritam vardır, gerektiğinde ya da gerekmediğinde de çıkarıp uzunnnn uzun harita incelerim. Gazetelerin tatil eklerini, turizm reklamlarını, bir yerlere gitmeyecek bile olsak tekrar tekrar incelerim. Tüm gezi dergilerini takip eder, asla atmaz biriktiririm.

Vazgeçemediğim en önemli şey ise DENİZZZ, ama her deniz değil, turkuaz denizler, şu virajı döndüğümüzde turkuaz deniz vardı, dursak da bir denize girsek molalarımız meşhurdur. Şartlarım elverse teknede yaşayabilirim (Emeklilik hayalim; karada bir van, denizde bir tekne). Gittiğimiz deniz seyahatlerinin son günü, son dakikaya kadar denizden çıkamam, Ahmet kolumdan neredeyse sürükleyerek beni denizden çıkarır. Her defasından araba tekerlekleri İstanbul yönünde dönmeye başladığında denizden ağlaya ağlaya! çıkarım. İskelesi olan kıyılardan, denizin ortasına kurulmuş sallardan veeee tekneden denize girmek gibi bir mutluluk yoktur benim için. Yüzlerce kez (hiç abartmıyorum) hiç üşenmeden merdivenleri tırmanır suya atlarım, atlarım, atlarım… Tanıyanlar kendimi kaybettiğimi falan zannediyorlar, hatta deli gözüyle bakanlar bile var diye düşünüyorum, ama hepsi açık açık yüzüme söyleyemiyorlar sanırım… Kimin umurunda, itiraf ediyorum, ben deniz delisiyim…

Herkesin hayalleri değişiktir, benim de hayalim hep sabaha karşı güneş doğmadan her nereye olursa çıkılacak seyahatlerdir. Yine bilenler bilir sürekli Ahmet’i nasıl kafalasam da nereye gitsek diye planlar içerisindeyimdir. Bütün hafta boyunca, bu hafta sonu nereye gitsek, bütün kış döneminde yaz tatilimizde ne yapsak, yaz sonu kış bölgelerinde yeni bir otel açılmış mı merakı ile araştırma çalışmaları, ilkbahar-sonbahar dönemi ise nereleri keşfetsek diye düşünmekle geçiririm. 29 Ekimler, 19 Mayıslar o yıl pazartesi veya cuma günlerine gelmişse yıl başından başlarım 3 günlük tatil planlarına. Hafta sonları bir yerlere gidemezsem o hafta başı işe pek de mutlu gidemem, ama bir yerlere gitmişsem yeni haftaya başlarken benden mutlusu da yoktur.

Yolculuk sırasında asla uyumam, gittiğim her güzergahı dikkatle izlerim, neredeyse yol üstündeki ağaçlara, köprülere, derelere, ilginç yapılara, koylara kadar ezbere bilirim. Hangi virajı döndüğümüzde ne ile karşılaşacağımızı, yol üzerinde güzel bir köy yolu sapağını, ilginç bir taş, kaya yapısı varsa yerlerini, yeni ağaçlandırma yapılmış bölgeleri, hangi koy denize girmek için daha uygundur, nerede yol üstü yörenin meyve-sebze satıcıları sıralanmış illa ki tarafımca tespit edilmiştir. Son yıllardaki en önemli ayrıntı da hangi otelde açık büfe servis yoktur, masaya servisi nerelerde bulabiliriz’i keşfetmek oldu.

Bunca zaman yaptığımız seyahatlerimizde (yurtiçi / yurtdışı) hiç tur kullanmadık. Bazen trenle, bazen araba ile, bazen de uçak + araba kiralama yoluyla yurtiçi/ yurtdışı yollarına düşüyoruz. Bir yerleri kendim keşfetmiyorsam bir türlü gittiğim seyahatten memnun dönemiyorum. Hep bir şeyler eksik kalmış gibi hissediyorum. Yıllar önce (1990) Ahmet ve ben sadece ilk kez tur ile Kapodokya seyahati yaptık, bu bizim için ilk ve son tur ile yapılmış seyahat oldu. Ve biz maalesef kendimizi Kapodokya’yı gördük sayamıyoruz.

Yaptığımız bu gezilerin özünde keşfetmek, keşfettiklerimi arkadaşlarımla paylaşmak ve onların da buraları görmesini istemek fikri vardır… Yakın çevremizdeki arkadaşlarım bir yerlere giderken sağ olsunlar fikirlerime değer verip açıp sorarlar, sen bilirsin vs..vs yere gideceğiz bize bir rota çiz, oralarda hangi otelde kalalım, nerelerde gezelim, yiyip içelim derler. Ya da hadi bizi vs.vs.. yere götür, son zamanlarda neden plan yapmıyorsun, yap bir organizasyon da gezip görelim talepleri gelir. Tatil köyü bilgileri için arayanlar da vardır, tüm tatil köylerinde kalmışlığım yoktur, ancak işim gereği gezdiğim tüm bölgelerde “turizm sektörü de iş konum olduğundan” tatil köylerini de genellikle yaz/kış demeden gezerim.

İşte bu talepler, içinde bulunduğunuz siteyi hazırlamama ve gezdiğimiz yerleri sizlerle de paylaşmama vesile oldu…

Umarım çizdiğim rotaları denediğinizde sizlerde memnun kalırsınız. Bol keşifli, mutlu gezintiler dilerim.

Sevgiyle kalın…