İTALYA

Daha önce gezi amaçlı İtalya’ ya 2 kez gitmiştik, ilk kez 1990 yılında, daha sonra 1993 yılında ve en son Nisan’ 2007 de İtalya’ ya tekrar gittik.
TRENLE İTALYA 1990

Sene 1990, Sirkeci Garı’ ndan İtalya trenine bindik, çok gençmişiz yahu…

İlkinde Sirkeci’ den trene binip 3 gün ( Bulgaristan, Yugoslavya-o zamanlar henüz Yugoslavya idi-İtalya ) süren tren yolculuğu sonunda İtalya’ ya ulaşmış ve Venedikten başlamak sureti ile İtalya’nın tüm şehirlerini gezmiştik. O zamanlar işyerim Eminönü’ nde olduğundan Sirkeci garı yakındı, en önemlisi İtalya için vize almaya da gerek yoktu, sadece pasaport yeterliydi, gitmeye karar verdik ve cuma sabahı tren bileti alıp, işten de yarım gün hazırlanma izni alıp, bir koşu eve gidip sırt çantalarımızı hazırladık ve Cuma akşamı kalkan trene bindik. Herşey 1 gün içinde oldu bitti. Sırt çantamız sırtımızda, termosumuz boynumuzda asılı, İtalya’ nın şehirleri arasındaki geçişlerimizi de trenle yapmak suretiyle 15 gün İtalya’ da gezdik. Bu gezi sırasında başımıza gelenler için tıklayınız…

Sırasıyla Venedik, Bologna, Floransa, Torino, Roma, Napoli, Pisa, Genova, Milano ve dönüş trenine binmek için tekrar Venedik. Her şey çok güzeldi. İtalya zaten bir görsel şölen, çok eğlenceli, renkli bir ülke. Tren garlarında bile yatıp uyuduk. Hiç unutmuyorum Venedik tren garında tüm istasyon gece konaklayan turistlerle doluydu, matını yere seren bir köşeye kıvrılıyordu, hadi biz de dedik ve mışıl mışıl uyumuşuz. Sabah tüm turistlerin omuzuna tek tek, yavaşça ”buono giorno” diyerek kibarca uyandıran istasyon görevlisinin sesiyle kalktık. Eeeee o zamanlar çok gençtik tabiii. Şimdi olsa istasyonda yerde yatarmıyım ??? Evet yine yaparım. Hem de kesinlikle…

İkinci kez İtalya’ ya Türkiye’den arabayla Orta Avrupa seyahatine çıktığımızda gitmiştik.Yeni aldığımız henüz 500 km’ de olan bir Skoda ile gidip 15 gün sonra döndüğümüzde arabamızı 15 bin km bakımına vermiştik de, Skoda servisidekilere bir miktar şaşkınlık yaşatmıştık. İpsala sınır kapısından çıkıp, Yunanistan’ ın kuzeyinden dağlık köy yollarını aşıp, Yunanistan’ ın batı sahilindeki İggomenissa’ ya ulaştık. Önceden saatlerini öğrendiğimiz ve bilet ayırttığımız feribotla İgomenissa’ dan İtalya’ nın doğu sahilideki Brindissi’ ye geçmiştik. İtalya’ da ilk gittiğimizde göremediğimiz Siena ve Alberobello‘ yu gezip, arada bir kez daha Roma turu atarak İtalya’ nın kuzeyine kadar çıktık.

Daha sonra kuzeydeki göller bölgesinin iki önemli gölü Garda ve Como’ yu da görüp, muhteşem Mont Blanc dağı üzerinden İsviçre’ye geçtik. Bu gezide İtalya’ dan başlayıp İsviçre, Almanya (Münih), Avusturya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya’ yı gezmiştik. Orta Avrupa gezi anılarımızı ayrıca anlatacağım.

Bu defa, henüz doğmamış olduğundan o zamanlar bizimle birlikte İtalya’yı göremeyen ve ben yokken niye her yerleri gezdiniz ki ! diye kıskançlık yapan oğlumuz Batur ve arkadaşlarımız Karakışlak ailesi ile bir kez daha İtalya turu yapacağız. Amaç Nisan ayındaki bizim çocukların 1 haftalık okul tatilinden faydalanıp İtalya seyahati yapmak. İtalya gezimize Milano’ dan başlayıp, Como gölü, Garda gölü, Venedik, Floransa, Pisa, Portofino, Cinque Terre ve Roma’ yı gördük. Aslında benim esas amacım, 1990 yılında gittiğimiz İtalya seyahati sırasında aldığım bir broşürden resimlerini gördüğüm ve burası da neresi diye vurulduğum, sonra yıllarca o resimlere bakıp hayal kurarak üzerinde çalışıp, burayı mutlaka görmem lazım diye aklımı taktığım yerlerden Cinque Terre’ yi ve oraya yakın yıllarca dinlediğimiz şarkısı ile meşhur olmuş Portofino’ yu görmek. Bu iki yeri ayrıca anlattığım Portofino ve Cinque Terre / Italya sayfasını ziyaret edip, oraların resimlerini görünce sanırım siz de bana hak vereceksiniz.

PORTOFİNO

Burada İtalya turumuz için çok fazla ahkam kesmek amacında değilim. Çünkü İtalya ve şehirleri çok yerde, çok kişi tarafından anlatılıyor. Şehirleri az çok biliniyor. Bu sebeple İtalya konusunda “becerebilirsem” az yazmakla yetineceğim. Sanırım hakkında çok söz söylemeden, sadece fotograflarla İtalya’ yı anlatmak daha doğru olur. İtalya tam bir görsel şölen. Genlerinde sanatçı ruhu olduğundan mı bu ülke böyle güzel, yoksa ülke güzeldi de baka baka eh artık bu güzellikler karşısında sanatçı olmasak ayıp olur mu demiş İtalyanlar, bunun cevabını bulmak zor.

MİLANO
Yine bir cumartesi sabahı saat 4:00 uçağı ile İstanbul’ dan Milano’ya gittik, Milano’ya vardığımızda saat sabahın 8:00′ i gibiydi, önce internet aracılığı ile kiraladığımız 9 kişilik Fiat Ducato minübüsümüze yerleştik ve her sıraya neredeyse 1 kişi düşecek şekilde yayılarak sanki yeni uçaktan inmemişiz gibi bu defa Milano sokaklarında ”yine düştük yollara”.

MİLANO ARABAMIZ

Öncelikle tüm gün Milano’ da gezdik, Milano öncelikle alışılmış bir İtalya kenti görüntüsünde değil. İtalya’ nın diğer şehirlerindeki tarihi dokuyu Milano’ da yaşamla iç içe hissetmiyorsun, ilk gittiğimizde ısınamamıştım, sadece şık ve marka butiklerden ve mobilya mağazalarından ibaret bir metropol şehri gibi gelmişti bana. Ancak ikinci, üçüncü kez gittiğimde daha fazla ısındım bu şehre. Ama yine de Milano’ da, Roma’ nın asil, tarih kokan İtalya havasını, Floransa’ daki sanatla yaşamın, sokakların bütünleşmesini, Venediğin mistiğini, özellikle tüm bu İtalyan kentlerindeki, ” İtalyan film dekoruymuş” havasını Milano’ da bulamadım.

DOM-MİLANO
Milano’ da önce Duomo Meydanına gittik, burası Milano’ nun merkezi, çok canlı ve hareketli bir meydan. Meydana adını veren Duomo Katedrali çok etkileyici, gotik stilde inşa edilmiş, yüzeyi 3000′ den fazla heykelcikle süslenmiş, dünyanın 4.en büyük katedrallerinden. 1386′ da inşaatına başlanmış, 1813′ de tamamlanmış ancak ayrıntıları ile katedralin inşaatı 1960′ da tamamlanmış. Ama biz farklı farklı tarihlerdeki üç İtalya seyahatimizde de Duomo’ nun inşaatsız halina denk gelemedik, inşaatsız bir resmini bile çekemedik. Sonra öğrendik ki, Milano’ lular bile aralarında bitmeyen işler için Duomo inşaatı gibi ” deyişini kullanırlarmış.

Katedralin hemen yanında 19 yy da inşa edilmiş dünyanın ilk alışveriş merkezi Galeria Vittoria Emanuelle var, çatısı camdan yapılmış, demirle inşa edilmiş, Prada, Gucci, Luise Vuitton vb markaların yer aldığı çok şık bir açıkhava alışveriş merkezi.

GALERIA VITTORIA EMANUELLE

Dört sokağın kesiştiği ve Piazza Duomo ile Piazza Scala arasında geçişi sağlayan bu alışveriş merkezinin tam orta noktasında, yere işlenmiş boğa figürü var. Çevresinde turistlerin halka yapıp, boga figürü üzerinde ayak topukları üzerinde dönme sırası beklediğini ve yere işli boğa figürü üzerinde sırayla döndüklerini göreceksiniz. Sebebi boğanın cinsel organına basmanın şans getirdiğine inanılması. Ehh bizde ya doğruysa diye iki üç tur atıverdik yere yapılmış boğa figürü üstünde…

Milano’ da görülmesi gereken diğer önemli yer La Scala ( Scala opera binası) ve Castello Sforzesco ( Sferzesco kalesi ). La Scala İtalya’ nın ve dünyanın en güzel opera binalarından, Sforzesco Kalesi ise Dante caddesinin en uç noktasında yer alan meydandaki görkemli yapısı ve bahçesiyle ihtişamlı bir kale.

CASTELLO SFORZESCO

Sabahtan Duomo Katedrali ve Galeria Vittoria Emanuelle’ yi gezip sonra bir öğlen yemeği yiyip, üzerine Duomo meydanından güzel bir dondurma ( taze çilek üzerine vanilyalı dondurma hımm süper ) yedikten sonra La Scala’ yı gezebilir, ardından tüm bu gezintinin yorgunluğunu çıkartmak üzere öğleden sonra Sforzesco kalesine dinlenmeye gidebilirsiniz. Çünkü kale Sempione parkının içinde, parkta manolya ve at kestanesi ağaçlarının altında ( hava da uygunsa ) çimenlere yayılarak günün yorgunluğunu ve ayak sızlamalarınızı giderebilirsiniz.

Milano’ da ayrıca Santa Maria delle Grazie Manastırına uğramayı ihmal etmeyin derim. Çünkü Leonardo Da Vinci’ nin meşhur ” Son Yemek ” tablosu bu manastırın yemekhanesinde sergileniyor.

Milanoda yemek deyince önce akla risotto geliyor. ” Risotto ” Milano kentinin milli yemeği sayılıyor. Bu sebeple ” risotto ” yu Milano’ da denemeden Milano’ dan ayrılmayın bence.

Son olarak Milano’ nun bir alışveriş cenneti olduğunu belirteyim. Ancak ben bir bayan olmama rağmen, pek alışveriş konuları ile ilgili olmadığımdan ve özellikle tatillerimizde alışverişte zaman harcamadığımdan, harcanan zamana da acıdığımdan, yurtdışı alışveriş rehberi tarzı yorum veremiyeceğim.

Milano’ da 1 gece konaklayıp ertesi gün Garda ve Como gölüne doğru yola çıkıyoruz. Como gölü kıyısında yürüyüş yapıp Como’ yu en yüksek noktasından da görmek üzere friküler sisteme biniyoruz. Como dingin ve güzel bir göl manzarası eşliğinde şık ve özenle yapılmış evleri ile insanı büyülüyor.

COMO GÖLÜ

Sanırım baharda daha da bir güzel olmuş burası. Como’ da gezerken,sokaktaki Türkçe konuşan restorant (dönerci) sahiplerinden, yollarda sohbet halindeki vatandaşlarımızın “argo yoğun” hararetli muhabbetlerinden İtalya’ daki en yoğun Türk çalışanın burada olduğunu da farkettik. Como’ da gezerken maalesef Türkiye’ deki göl çevrelerinin çirkin inşaat, yapılaşma, orman katliamını ister istemez karşılaştırıyor insan, içimiz sızladı. Como’ dan Garda Gölüne geçip orada akşam üzeri gezinti yapıp, güzel bir akşam yemeği yedik.Daha sonra Venediğe doğru yola çıktık.

GARDA

VENEDİK

Akşam saat 23:00 gibi Venediğe ulaştık. Venedikteki otelerde yer bulamadığımız için konaklamayı Venedik ile en yakın kara bağlantısı olan Mestre’ de Vivit otelde yapıyoruz.

MESTRE

Otelimizin bulunduğu Piazza Ferretto meydanı çok hareketli, sabah uyandığımızda anlıyoruz ki paskalya dolayısı ile Mestre halkının büyük bir bölümü, özellikle yaşlı nüfus, giyinip süslenip bu alanda buluşup bayramlaşıyorlarmış. Sabah kahvaltısından sonra bu alanda geziniyoruz, öyle güzel bir ortam var ki, biz de bu havaya kendimizi kaptırdık bir türlü ayrılamıyoruz.

Sonra minübüsümüzü almadan, bir belediye otobüsüne binerek Venediğe doğru yola çıktık, Venedik girişinde otobüslerinin son durak noktasında indik ve kanallar arasından meşhur San Marco meydanına doğru yürümeye başladık.

VENEDİK SOKAKLARI

İlk İtalya tatilimizde Venediğe tren yolu ile gitmiştik, bu sefer otobüs ile ulaştık. Bence ilk defa Venediğe gidecekler için trenle giriş en etkileyicisi. Çünkü Venedik Santa Lucia tren garı binasından şehre doğru çıkarken, merdivenlerin başına geldiğinizde birdenbire Venedik kanallarıyla ve gondollarla karşılaşıyorsunuz. İlk gittiğimizde bu aniden karşılaştığım Venedik manzarası beni çok etkilenmişti.

Venedikte öncelikle dar sokaklarda, sokak tabelalarını izleyerek yürüyüp San Marco meydanına ulaşmak klasik olmuştur. Benim tavsiyem de önce yürüyerek kanallar arasında Venedik sokaklarını, dar geçişleri keşfetmeniz, dükkan vitrinlerini incelemeniz, yorulduğunuzda ara sokaklardaki cafelerde soluklanmanız.

VENEDİK

Venedik sokaklarında yürürken kaybolmanız, labirentin içinden çıkmaya çalışmak gibi eğlendirici olabiliyor. Aslında önünüzde ilerleyen kalabalığı takip etmeniz yeterli oluyor. Gündüz saatlerinde sokaklar fazlasıyla kalabalık, akşam saatlerinde ise kalabalık bir anda sözleşmiş gibi yok oluyor ve şehir ancak insani boyutlarda yaşanabilecek bir sessizliğe nihayet kavuşuyor. Her defasında henüz saat 21:00 civarındayken bir anda o kadar insan nereye yok oluyor anlayamıyorum. Sanırım kesinlikle bu şehir dekor diye şüphelenmek ! konusunda haklıyım, o kalabalık da rol icabı dekoru tamamlayanlar. Zaten nasıl oluyor da bir şehir su ve çamurun üzerinde bunca dirayetle yıllarca ayakta kalabiliyor, bu da ayrıca bir sır.

VENEDİK GONDOL SEFASI

Yürüyerek gezmenin dışında en son Grande Canale’ de ring sefer yapan bir vaporetto için bilet alıp, cam kenarına yerleşerek tüm Venediği bir açık hava müzesini gezer gibi bu küçük vapurlar yardımıyla gezmek güzel, bu sayede çevresinde de dolaşılarak Venedik görülmüş oluyor.

GRANDE CANALE

Ayrıca Venedik turu sonrasında vaporetto ( bizdeki İstanbul boğaz motorları benzeri ) ile Murano ve Burano adalarına’ da geçebilirsiniz, buradaki cam işçiliği ile ilgili atölyeler ilginizi çekebilir, ama bunun için ayrıca bir tam gün, en azından yarım gününüzü bu adalara ayırmanız gerekecektir.

MURANO MURANO

MURANO

FLORANSA

FLORANSA-MICHELANGELO TEPESİ

Venedikte 1 gün kalıp, oradan sanatla dolu ve İtalya’ nın en güzel şehirlerinden Floransa’ ya geçiyoruz.

Floransa’da 2 gece 3 gün kaldık ve ben kaldığımız süreçte gece, gündüz, yatmadan önce, yemeklerden önce, sonra( otelimiz Davut heykeli’ nin bir kopyasının yer aldığı meşhur Piazza della Signoria’ ya 50 mt yakınlıkta ve Floransa’ nın en işlek caddesinde ) vs.vs her fırsatta, elimden geldiğince sık, bir koşu gidip Mıchelangelo’ nun muhteşem ” David” Davut heykeli’ nin önünden geçiyor, her seferinde de durup en az 10 dakika seyrediyorum ( sahtesi de olsa güzel-heykelin gerçeği zarar görmesin diye Akademia Galerisi içerisinde sergileniyor ). Bu meydandaki Neptün çeşmesi ve deniz tanrısı Neptün’ ün heykeli de ( sanki direkt sana bakıyor gibi içi ürperiyor insanın ) azameti ile görülmeye değer.

NEPTÜN

Floransa’ nın muhteşem turuncu kubbeli Dom’ unun dış cephesi yoğun sanatsal işçilikle süslenmiş ancak içine girdiğinizde çok şaşırtıyor insanı, dışı ne kadar süslü ise içi o kadar sade, hiç bir süsleme yok iç duvarlarında. Ancak tam bu sadeliğin verdiği şaşkınlıkla DOM’ un içinde ilerlerken kubbe bölümüne gelip başınızı yukarı kaldırdığınızda kubbenin iç kısmındaki muhteşem eserle nefesiniz kesiliyor. İnanılmaz bir sanat şaheseri olan resimle kaplı kubbedeki resmin bir yerinde ” işte insan” anlamına gelen ECCE HOMO** yazılı.

FLORANSA DOM KUBBE İÇİ

Aslında Floransa başlı başına gidilip bir süre kalınıp, iyice sindirilerek gezilmesi gereken şehirlerden, hele bir çok meşhur sanat eserini içinde sergileyen Uffizi sanat galerisi…. Düşünün ki gezi ekibimizdeki 9 yaşındaki Nilsu ve 11 yaşındaki Batur çocuklarımız dahi, Milano, Venedik, Pisa, Roma vs tüm İtalya şehirlerini, hem de daha eğlencelileri ile karşılaştırdıklarında bile en çok Floransa’ yı beğendiklerini belirttiler.

PONTE VECHIO KÖPRÜSÜ

Arno nehri üzerideki Ponte Vecchio köprüsünü, köprüye dik giden sağ ve solundaki yollardan seyretmek, ya da tüm Floransa görüntüsü eşliğinde Michelangelo tepesinden seyretmek insana huzur veriyor. Ben büyülendim, uzun süre sessizce bu manzarayı izledim, bu manzara bir tablonun içine girmiş hissi veriyor insana. Michelangelo tepesinden Floransa manzarası büyüleyici, şehirden hiç ses, gürültü gelmiyor, nehrin sessizce aktığını görüyorsun, aşağısı bir tablo gibi..

PONTE VECHIO KÖPRÜSÜ

Floransa’ dan sonra Pisa’ ya geçtik, yana kaykılmış meşhur Pisa kulesini görünce ” hah işte tamam burası İtalya diyor insan”, bu duygu bir de Venedik’ te kendini hissettiriyor.

PİSA

Pisa’ da 1-2 saat geçirip, meşhur Pisa kulesi önünde fotograf çektirip, İtalya’ daydık anısı yaratmak hepimize yeterli geliyor, hele ki biz ikinci defa ziyaret ediyoruz burayı.

PİSA

Portofino ve Cinque Terre’ den sonra Roma’ ya geçtik.

ROMA

Sanırım Roma için söylenecek tüm sözler söylenmiş, yazılacaklar yazılmıştır. Bu sebeple Roma için sadece genel olarak bir kaç şey yazacağım. Ama kısaca şunu da söylemeden edemeyeceğim ; Sadece Roma kelimesi bile insanın aklından birçok güzel şeyi geçirmeye, hayal etmeye yetiyor. Roma bir müze şehir aslında.

COLOSEUM

Roma’ nın en dikkat çeken kısmı içinde yaşayan gerçek halkı. Roma 3000 yıllık tarihini kendisini ziyarete gelenlerle bıkmadan usanmadan paylaşıyor, ancak Roma’ lılar artık şehirlerini turistlerle paylaşmaktan bıkmış sanırım. Kentin gerçek sahipleri olan Roma’ lıları izlediğinizde, bunca önemli tarihi eserlerle içiçe yaşamıyormuşçasına ilgisiz olduklarını, önlerinden geçerken artık ellerindeki bu hazinelere bakmadıklarını rahatça farkedebiliyor insan.

Sanırım yoğun turist ilgisinden sıkılmışlar ve daha da uzun yıllar, kuşaklar boyu bu kalabalıkla yaşayamak zorunda olacaklarının farkındalar.

Roma’ da yapılabilecek en önemli ve gerekli şey yürümek. Roma mutlaka yürüyerek gezilmeli bir şehir. 1990 yılında ilk gittiğimizde ayaklarımızın altı su toplamıştı. Metro, otobüs vs kullanmamıştık, biraz da abartmıştık her yeri yürüyerek gezeceğiz diye.( Gençlikte var tabii serde ) İkinci gidişimizde kendi arabamız ile gittiğimizden, araba ile dolaşmak zorunda kalmıştık, ama yürüyerek dolaşmanın zevkini alamadık. Son gidişimizde ise aynı şeyi yaşamayalım diye Roma’ da arabasız gezmek istediğimizden Milano’ da ilk gün kiraladığımız Fiat-Ducato minübüsümüzü Roma’ ya ulaştığımızda teslim ettik. Ama çocuk faktörü devreye girince arasıra Roma metrosundan faydalandık.

Roma’ da Coloseum ( Flavian Amfitiyatrosu ), Fontana di Trevi-Trevi Çeşmesi ( meşhur aşk çeşmesi ), İspanyol merdivenleri ve Vatikan‘ ı görmek klasik olmuş. Ancak bunların yanısıra etkileyici Sant’ Angelo Kalesi, Augustus Mozolesi ve Pantheon tapınağı ve antik Roma şehri’ nin bulunduğu yer olan ‘‘Forum” Roma’ da görülmesi gereken özel yerlerden.

FORUM-ROMA

FORUM-ROMA

Forum, özellikle merdivenlerle yukarı çıkılıp tepeden bir bütün olarak görülmesi ve uzun uzun seyredilmesi gereken bir yer.

FORUM-ROMA

Gördüğümüz halde çocuklar için diyerek bir kez daha gezdik, 3. kez olsa da yine çok keyif aldık. Navona Meydanında dolaşıp cafelerde oturmak, Pantheon tapınağı’ nın bulunduğu meydanda oturup yemek yemek ve 100 çeşit milletten oluşan o inanılmaz kalabalığı izlemek. Bir de Roma’ ya gelip Hristiyanlığın merkezi olan ve dünyanın en küçük ülkesi sayılan Vatikan ziyareti yapmamak olmaz.Navona meydanının tam ortasındaki Dört Irmak Çeşmesi, Mısır dikilitaşının çevresine yerleştirilen ve dünyadaki en önemli 4 ırmak ( Tuna, Nil, Ganj, Plata ) ile dört kıtayı temsil ediyor. Navona meydanı ünlü cafeleri ile de meşhur.

PANTHEON TAPINAĞI

İspanyol Merdivenlerinde “aslında sıradan bir merdiven ” oturup her milletten insan çeşitliliği ve hareketliliğini izlemek ilginç.

İSPANYOL MERDİVENLERİ

İSPANYOL MERDİVENLERİ

Yine aynı şekilde küçücük bir alana sıkışmış olan Trevi çeşmesine hergün yüzlerce kişinin Roma’ ya tekrar gelmek sevdası ve inancıyla havuza para atmasını izlemek, üstelik “aynı sırada bir İtalyan homeless’ in elinde torba havuza girmiş hiç çekinmeden, gündüz saati paraları topladığını” izledikleri halde.

Ayrıca 400 çeşit dondurmanın ( sayıyı abartmıyorum ) birarada satılabildiği dondurmacıları olan ve bu sebeple hangi çeşitten yiyeceğinize karar veremeyip bunalıma girilecek bir şehir Roma. “Gelateria della Palma” en meşhur dondurmacılarından ve gerçekten renk renk, her çeşit meyveden yapılan 400 çeşidiyle süper bir görsellikte..Batur’ un kendini kaybettiği yerdir. ( Via della Maddelena’ da ) Ayrıca meşhur dondurmacı Giolitti ‘de buraya çok yakın ve çok ünlü( 1900’ de kurulmuş )

Roma’ da dönüş günü havaalanına giderken benzin istasyonunda bir otoyol polisi gördük ki, uzun süre ne polislerden!? ne de Lamborgını Gallado markaya kıyılıp yapılan polis arabasından gözümüzü alamadık. İşte İtalya…Ve son kare fotograf ile İstanbul’ a dönüyoruz.

NETİCE

– İtalya defalarca gidilebilecek ve her gidildiğinde farklı şeyler yaşayarak, öğrenerek dönülebilecek dolu dolu bir ülke,

– İtalya sadece Roma, Venedik, Floransa’ dan ibaret değil, İtalya’ nın tüm şehirleri ayrı güzel ve görülmesi gereken sanat dolu, ilginç, etkileyici yerler

– Napoli, Bologna, Genova, Siena, Portofino, Amalfi, Cinque Terre ( batı sahilleri), Alberobello ( güney doğu tarafı) vs..vs…
Yurtdışındaki bir şehre ilk defa gittiğinizde önce tam anlayamaz, tam çözemezsiniz şehirleri, ama ikinci ya da üçüncü gittiğinizde sanki kendi ülkenizdeki sürekli yaşadığınız bir şehirde gibi rahat hisseder ve esas o zaman anlarsınız şehri. İşte ben Milano ve Floransa ve Roma’ da ben bunu hissettim.

– Maalesef tur şirketleri ile gidildiğinde her ülkede sadece klasik şehirler görülebiliyor, İtalya için bu Venedik, Floransa, Roma demek oluyor ( Bir de ekstra turlarda Siena var ), bu sebeple turlardan bağımsız gitmek en güzeli ( bu her ülke için geçerli ),

– İtalya’ da rahatlıkla araba kiralayabilirsiniz, ama arabanızı mutlaka güvenli yerlere park etmeniz gerekiyor,

– İtalya’ da şehirler arasında treni rahatlıkla kullanabilirsiniz, çok lüks, temiz ve hızlı, ancak her ihtimale karşı dikkatli olmanızı tavsiye ederim, özellikle gündüz saatlerinde kullanmanız mal güvenliğiniz açısından en uygunu ( Bkz.Gezerken Yaşadıklarımız / Başımızdan Geçen Olaylar )

– İtalya’ da cüzdanınıza, eşyalarınıza iyi sahip çıkmalısınız, gerçekten hırsızlık olayları ile karşılaşmanız an meselesi,

– Floransa’ da Uffizi’ yi mutlaka gezin, ancak bunu yapabilmek için sabah saat 7:00′ de mutlaka sıraya girmiş olmanız gerekiyor, yoksa 2-3 saatinizi sadece sıra bekleyerek geçirebilirsiniz ,

– Eğer Venedik sokaklarında gezerken dükkanlarda bir şey beğenirseniz alın, dönüşte alırım demeyin, yanılırsınız, dükkan çok belli, bilinen bir noktada bile olsa dönüşte aynı yeri bulup alışveriş yapmanız çok güç,

– Milano da risotto yiyin ,

– Garda gölü yakınında ” Gardaland ” adında dünyanın ilk 10 eğlence parklarından biri var ( Disneyland benzeri ) çocuğu olan ya da çocuklar gibi bu parklarda eğlenmeyi bilen, seven büyükler, bilgilerinize. Tabii 1 tam gününüzü orada geçirmeye gönlünüz razı gelirse ,

– Como gölüne uğrayın derim, güzel bir kasaba, güzel bir sayfiye yeri, ayrıca füniküler ( teleferik benzeri) sistem ile yukarıya çıkın, çıkışta en ön bölümde cam önünde ayakta durmak suretiyle yolculuk yapın, zira manzara en iyi oradan görülebiliyor,

– Floransa’ da Davut heykelini uzun uzun seyredin, gece-gündüz, çok etileyici, bence değer,

– Floransa Duomo’ unun kubbesindeki resimleri mutlaka görün, kubbedeki resim çalışması muhteşem, Ecco-Homo yazısı ilginç,

– İtalya için fazla birşey yazmayacağım, nasılsa çok yazılıyor, çok biliniyor artık dedim, ama pek mümkün olmadı.

– İtalya bu, kısaca anlatmakla olmuyor demek ki…

– Sicilya, Sardinia, Corsica turu ayrı olarak yapılabilirler arasında,

– En çok fotograf seçiminde zorlandım, neredeyse tüm fotografları koymak istedim, bilenler bilir, zaten kararsızlıkta üstüme yoktur, ben de karar veremeyip bir sürü resim koydum, ne yapayım hepsi birbirinden güzel görsellikte…

-Yukarıdaki fotografların bir çoğunu oğlumuz Batur çekti, babasının “Foto Ahmet” ünvanını elinden alacak gibi..Teşekkürler Batur…

BİR NOT:

**Roma’ ya bağlı Yahudiye eyalet valisi olan Pontius Pilatus hiç istemediği halde İsa’yı çarmıha germe kararını vermek zorunda kalan kişi. İsa’ yı çarmıha ger diye bağıran öfkeli kalabalığı karşı belki durulurlar diye,İsa’ nın dövülmüş, bağlanmış halini göstererek yatıştırmaya çalışmış ve İsa’ yı kastederek o anda Ecce Homo (işte o insan) anlamında söylediği sözdür ve o zamandan itibaren İsa’ nın dikenlerle taçlandırılmış şekilde gösterildiği her sanat eseri “Ecce Homo” adıyla tanımlanmaktadır.

Recent Posts
Showing 66 comments
  • şenay besler
    Cevapla

    merhabalar biz dört kişilik bir aileyiz. iki kızım var yaşları 8 ve6 .sitenizi yeni keşfettim .müthişsiniz. bizde 3 gün sonra bizim için bir macera gibi gelen seyahata çıkıyoruz. başlangıc ucakla roma .interneteen baktık otel ve araba kiralama olayına .bilmiyoruz başarılı olacakmıyız.sizin bu siteniz müthiş olmuş.bizde hayalimizdeki seyahati sizde yapmışsınız.bize daha ayrıntılı bilgiler mesala uygun ailece kalınacak oteller ve görmemiz gereken yerler hakında bilgi çok teşekürler.(bu arada çocukla italya nasıl)

  • banu
    Cevapla

    merak ettiğim şeyleri burada buldum
    ellerinize sağlık cesaretinize hayran kaldım
    biz aniden italya turuna katılıyoruz
    3 gece floransa 1 gece roma
    venedik olmadan olmaz diyorum:)
    floransa dan venedik’e en kısa yoldan nasıl geçilir?
    bi de akşam otele dönmemiz gerekiyor

  • Aysun Ekinci
    Cevapla

    Öncelikle çok hoş ve yararlı bir site oluşturmuşsunuz teşekkür ederiz.Bizde 15 aralık 2011 tarihinde 4 büyük birde 13 yaşındaki arkadaşımın kızıyla 3 günlük italya gezisi planlıyoruz.Uçakla milana gidip ordan venediğe geçmek istiyoruz size zahmet olacak nasıl bir plan yapmamızı önerirsiniz ?, birde milan venedik arası trenle kaç saat sürüyor?Yanıtlarsanız çok memnun olurum , teşekkürler

  • funda
    Cevapla

    Ellerinize sağlık çok güzel anlatmışsınız herşeyi.Eşim ve 10 yaşında oğlumla uçakla Venedik’e gidip Roma’dan İstanbul’a döneceğiz 4 gün kalacağız.Zahmet olmazsa nasıl bir program yapmalıyız konusunda yol gösterici olabilir misiniz lütfen?Bir de araba kiralamak mı daha uygun olur yoksa tren vs ulaşım mı daha kolay ? Nerelerde konaklanır ?Yardımcı olabileceğiniz her konuda yardımlarınızı bekliyorum.sevgiler teşekkürler
    Başka ülkelerle ilgili yazılarınız varsa haberdar ederseniz sevinirim.

  • funda
    Cevapla

    Sadeca İtalya ile ilgilendiğim için diğer ülkeleri şimdi fark ettim çok güldüm .tekrar teşekkürler

  • can celil.
    Cevapla

    Selamlar, sitenizi yeni keşfettim. Mayıs ve Eylül 2012 de İtalya gezisi planladım ve vazınızdan çok faydalandım. Elinize sağlık.

  • nebahat
    Cevapla

    italyaya trenle nasıl gidilir doğrudan italyaya tren varmı diğer ülkelere giriş yaparken vize gerekiyormu yoksa sadece italyaya vize almak yeterlimi yardımcı olabilirmisiniz teşekkürler

  • ppp
    Cevapla

    istanbuldan venediğe demir yolu ile nereleri geceriz

  • erol
    Cevapla

    merhaba..bu yıl ilk defa bayan arkadaşım ile İtalyaya gitmeyi planlıyoruz..bu tatili tur ile değilde bizbize yapalım diyoruz..istediğimiz gibi gezmek hareket etmek istiyoruz..bu yüzden İtalyada nerelerde kalabiliriz,nasıl yolculuk yapabiliriz,yani bu 15 günlük tatili en verimli nasıl değerlendirebiliriz ? biraz bilgi,nasihat,öneri verebilirmisiniz..
    Teşekkürler :)
    Erol

  • DERYA
    Cevapla

    İtalya geziniz anılarda kalmış olsa da halen sitenizden yararlanabilmek çok güzel. yukarıda gördüğüm kadarıyla epey soru yanıtlamak zorunda kalmışsınız. Benim de size birkaç sorum olacaktı. Vaktinizi ayırabilirseniz sevinirim.
    öncelikle ekim ayında italyanın milano kentine uçakla gideceğiz eşim ve ben. araç kiralamak için turingten ehliyet almamız gerekiyor mu? ayrıca araç kiralama fiyatları nedir? Ne tür yerlerde kalsak daha güvenli ve rahat olur? bir de internetten gitmeden planladığımız her şey için yer ayırtsak daha iyi ve güvenli olur mu? son olarak İngilizce anlaşabilir miyiz oradaki birçok kişiyle?Yardımlarınız için şimdiden çok teşekkür ederim. Daha da çok seyahat anısı paylaşmak dileğiyle….

  • Yukseltopal
    Cevapla

    Merhaba 15.8.12 tarihinde 10 gun icin milano ve donus bologna proramim mevcut . Planimda 3gun milano bu sure icinde como golu ve kismi isvicre ve bolognoya gecip floransa piza venedik programladik milano como golune arac kiralamayi dusunuyorum. Oneriniz varmidir acaba . Birde son yemek tablosuu gormek istiyorum ama sitesinden 96saat oncesinde almaya calissamda bilet alamiyorum . Siz bu eseri gorduuzmu . Birde milanoda nereyi gezmemizi onerirsiiniz tesekkurler saygilar

  • sercan
    Cevapla

    Merhaba italya romada yasiyorum herhangi bir sorun ysdarsniz yardimci olmak isterim herkese iyi gunler dilerim

  • sercan
    Cevapla

    Merhaba italyada roma da yasiyorum gezi amacli gelen arkadaslara yardimci olmak isterim saygilarimla sercan

  • sercan
    Cevapla

    Sitede yazilarimizin nerede gorundugunu bulamadim fakat yayinlanirsa sizlere italyada yardimci olmak isterim baskent roma da yasiyorum herkese iyi gunler

  • Mehmet
    Cevapla

    Merhabalar, Nisan ayi ilk haftasi Milano Floransa ve Roma eksenini gezme planimiz var. Bu esnada bati sahillerinde denize girmek mumkun olur mu?

Leave a Comment