İZNİK – YALAKDERE YOLU ÜZERİNDEN

Aklımıza geldikçe, özledikçe, haftasonları günübirlik ya da bir gece konaklamalı arkadaşlarımızla ya da ailece İznik turu yapıyoruz. İznik’ i öncelikle çocukluğumdan, ailece gittiğimiz gezilerden hatırlıyorum. Daha sonra Oylat turu ya da İnegöl turlarımızı yaparken yolumuz üzerinde olduğundan, giderken ya da dönerken içinden geçtiğimizde görmüştüm. Oylat turunu da ayrı bir başlık altında başka bir yazımla anlatacağım.
Ama özellikle ve sadece İznik turu için ilk gidişimiz 12 yıl önce bisiklet grubumuzla yaptığımız geziydi. 1 gece konaklamış ve İznik içi ve yakın köylerinde bisiklet turu yapmıştık.


Bisiklet grubumuzda Naz-Murat çifti, Dilek, Taciser, Şerafettin, Kemal, Arşo, biz yani Ahmet-Selda ikilisi vardı. O gezimizde yaşadıklarımızı halen tekrar tekrar anlatıp yaşarız, güleriz, güzelliklerinin tadı hala damaklarımızdadır.

İznik gezisinin en güzel tarafı Yalakdere yolu üzerinden gitmek ve yol üzerindeki köylerde durmak, sohbet etmek, kahvelerde çay içmektir. İlkbahar, yaz dönemi ise yol kenarındaki tarlalardan taze domates, biber toplayıp sonra bu domates biberler eşliğinde köy kahvelerinde kahvaltı yapmak, sonbahar, kış dönemi ise yol kenarındaki ağaçlardan ayva, hurma ya da elma toplayıp afiyetle yemektir…..

Eveetttt yine bir cumartesi sabahı günübirlik İznik gezimiz için saat 06:00 sularında “yine düştük yollara”. Bu defa yanımızda aile büyükleri var. Eskihisar’ dan arabalı vapura bindik.

Bu arada kendimizi tutuyoruz ve kesinlikle kahvaltı etmiyoruz. Kahvaltımızı güzergahımızdaki köy kahvelerinden birinde yapacağız. Bu mutlaka her seferinde böyle, gezimizin ilk amacı bu; köyde kahvaltı.

Topçular iskelesinde vapurdan inip, Karamürsel tarafına dönüyoruz, Karamürsel’ in içinden sağa dağ tarafına doğru Yalakdere / İznik tabelası yönüne dönüyoruz. İznik tarafına giden en güzel yol budur. Ayrıca İznik için Yalova yolu üzerinden Gemlik’ ten Bursa yönüne giderken, sola İznik yönüne tabelayı takip ederek, ya da yine Topçular’ da arabalı vapurdan indikten sonra, Karamürsel yönüne dönüldüğünde Karamürsel’ e varmadan Altınova içinden de İznik tabelası takip edilerek gidilebiliyor. Biz bu birinci girişten değil, Karamürsel içinden İznik yönüne dönüyoruz.

Biz tüm yolları deneyerek İznik’ e gittik, ama ben hiçbirinden Yalakdere yolunda aldığım tadı alamadım. Topçular iskelesinden Karamürsel yaklaşık 20 km, Karamürsel-Yalakdere arası 17 km, Yalakdere-İznik arası ise 20 km. Kısacası Topçular’da feribottan indikten sonra İznik’ e ulaşmak için 57 km mesafe var. Tekrar söylemekte fayda görüyorum, güzel bir yol izlemek istiyorsanız ( özellikle baharda) İznik’ e Yalakdere üzerinden gitmenizi öneririm.

Karamürsel içinden bir miktar kahvaltılık ve sıcak ekmeklerimizi alıp, dağ yönüne doğru tırmanmaya başlıyoruz. Yol virajlı, bir süre tırmandıktan sonra körfezi görebileceğiniz bir seyir noktası var, buraya geldiğimizde durup, aşağıyı körfezi seyrediyoruz, eğer hava açıksa körfez haritasını net olarak buradan görüp, çizebilirsiniz. Bir süre durup izledikten sonra yolumuza devam ediyoruz.

Yavaş yavaş köy yollarında ilerliyoruz. Bu yol üzerindeki ilk güzel köy kahvesi Karaahmetli köyünün tam yolun derin viraj ile döndüğü kıvrıma yerleşmiş olan ve yolun ovaya doğru devamını izleyen kahvesi. Kahvaltımızı burada yapmakla Kızderbent köyünün devasa çınar altındaki kahvesinde yapmak arasında karasız kalıyoruz.

Karaahmetli köy kahvesinde kahvaltı yapıp, sonra Kızderbent köy kahvesinde ise bir çay molası vermeye karar veriyoruz. Afiyetle yol kenarlarından topladığımız domates ve biberler eşliğinde kahvaltımızı yapıyoruz. Sonra yolumuza devam ediyoruz.

Yalakdere-İznik yolu üzerindeki en güzel, hatta çok iddaalı olabilir ama Türkiye’ deki ( benim gördüklerim arasında) en düzenli ve temiz köylerden biri olduğunu düşündüğüm Kızderbent‘ e ulaşıyoruz. Kızderbent’ in meydanındaki ulu çınar ağacı altındaki köy kahvesinde durup çay içeceğiz ( daha önceki gelişimizde kahvaltımızı burada yapmıştık), çok güzel bir kahve burası. Kızderbent’ in yolları çok düzenli, köy evleri bakımlı, sokaklar tertemiz.

Artık tekrar yola koyulup İznik tarafına ilerleme zamanı geldi, nihayet İznik gölü göründü, tepeden göle doğru baktığımızda zeytin ağaçlarının yoğunluğu, zeytinin o güzel magrur yeşili insanı büyülüyor. Ayrıca zeytinliklerle içiçe geçmiş üzüm bağları da insana zeytin ve üzümün bereketini birlikte hissettiriyor. Yol boyunca bakıyorum bir sıra zeytin, bir sıra meyve ağacı (şeftali) ekilmiş. İznik tarım anlamında zaten çok bereketli bir bölge, tüm yılın % 80′ ine yakın döneminde hasat alınabilen bir verimlilikte. Göl seviyesine indikten sonra hiç ara vermeksizin çevresi meyva ve zeytin ağaçları ile dolu güzel bir yolu izleyerek nihayet İznik’ e varıyoruz.

İznik ilçesinin tarihi çok eskilere İsa’dan önce 316 yıllarına gidiyor, tarihten çok önemli izler taşıyan bir merkez. Tarihteki adı Nikaia. Roma ve Bizanslar döneminde altıgen biçiminde surlarla çevrilmiş, bu surların arasından İznik’ e girişi sağlayan dört ana kapı bulunuyor. Bunların günümüzdeki isimleri İstanbul, Yenişehir, Göl ve Lefke kapıları. Kapıların üstlerinde Roma harfleri ile yazılmış kitabeler ve kabartmalar var. Biz “İstanbul kapısından” girdik İzniğe, önce arabayla bir keşif turu attık, sonra göl kenarında durup arabaları park ettik. İznik sokaklarında gezindik. Küçük bir ilçe aslında İznik.

İznik, İznik gölünün bir ucuna yerleşmiş (doğu yakası), gölün çevrsine çok yayılmamış bir yerleşime sahip.

En önemli eserlerinden Ayasofya Kilisesi 4. yy. da yapılmış, şehrin merkezindeki Kılıçaslan caddesinde. Tarihte hristiyanlığın yayılmasında büyük rol oynaması ve ilk konsül toplantısının İ.S.787 yılında burada yapılmış olması sebebiyle hristiyanlık tarihinde önemli bir yere sahip. Tabanında Bizans dönemine ait mozaikler ve freskler var. Osmanlının İznik’ i alması ile camiye çevrilmiş, şimdilerde ise müze olarak hizmet veren önemli bir eser. Akşamları güzel bir ışıklandırma ile tanıtılıyor, çevresinde yemek yenecek yerler var, tarihi izlemek süper, etkilenmemek mümkün değil. İznik içinde ilk burayı gezip daha sonrasını yarına bırakma kararı aldık.

Artık biraz dinlenelim diyoruz. Güneş batışını izlemek üzere göl kenarındaki çay bahçesine gidiyoruz. Tam oturduk ki hafif hafif yağmur çiselemeye başladı, göl yağmurla daha da muhteşem.

Göl kenarındaki kumsalda yürüyüş yaptık, hava kararana kadar kumsala gerilmiş voleybol filesi sayesinde plaj voleybolu oynadık.

Akşam oldu, otele dönmemiz lazım, yemek yemek lazım, ancak kimsenin canı yağmur sonrası muhteşem gümüş rengine dönüşen gölün dingin güzelliğinden ayrılmak istemiyor. Akşam saat 21:00′ e kadar aynı çay bahçesinde saatlerce oturduk ve o sırada çay bahçesinde olan herkes gibi bizimde sandalyelerimiz göl yönüne çevrilmiş şekilde sakin sakin sohbet ettik.

Eveettt güzel bir kahvaltı sonrası bu sabah gezimize İznik içinde diğer bir önemli eser olan ve 1387 yılında yapılmış Yeşil Cami ile başlıyoruz. Minaresindeki ve içindeki çini işçiliği mükemmel, adını da bu çinilerden almış. Karşısında ise bir diğer önemli tarihi eser İznik Müzesi yani Nilüfer Hatun imareti. İçinde Bizans, Roma, Osmanlı döneminde kalma eserler sergileniyor.

İznikte yine İS 117 yılında yapılmış olan ve kazı çalışmaları süren bir tarihi tiyatro da var. Atatürk caddesinde yer alan bu tiyatroya Roma tiyatrosu ismi verilmiş.

Ayrıca İznik’e 5 km uzaklıktaki Elbeyli kasabası yakınında İS 4. yüzyıldan kalan bir yeraltı mezarı da ( hypoge) var.

Çini sanatı ile ilgili çok fazla söyleyecek bir şey bulamıyorum. Bilindiği üzere çini deyince ilk akla İznik gelir. 13 yy da Selçuklularla başlayan bu sanat, 15 yy da Osmanlı ile en muhteşem dönemini yaşamış ancak daha sonra unutulmaya yüz tutmuş, günümüzde ise bir dönem maalesef önemini yitiren çini sanatı işçiliği tekrar canlandırılmaya çalışılmaktadır.

Evet bir gezimizi daha bitirdik, İznikteki ikinci günümüzü noktalıyoruz. Dönüş yolumuzu ise gölün kuzey kenarından Yalova yönüne doğru belirliyoruz. Bu yol rahat ve trafiğin çok yoğun olmadığı bir yol. Rahatça Yalova’ ya ulaşıp Yalova Pendik feribotu ile İstanbul’ a dönüyoruz.

NETİCE ;

-Eğer İstanbul’ da yaşıyorsanız bu kadar yakınınızdaki yüzyıllar önce kurulmuş bu önemli tarihi merkezi mutlaka görün,

-İstanbul’ da yaşamıyorsanız da bir şekilde İznik yakınlarından geçerseniz yönünüzü kısa bir süre için de olsa  İznik tarafına  çevirin, pişman olmayacaksınız,

-İznikteki tarihi eserleri gezin, şehir surlarının etrafında dolaşın ve İznik’ e tarihi şehir kapılarından girip çıkın ,

-Güneş batımında mutlaka göl kenarındaki çay bahçelerinden birinde gün batımını ve gölün aldığı rengi izleyin,

-Ama en önemlisi İstanbul çıkışlılar için yol güzergahını mutlaka Karamürsel-Yalakdere-İznik olarak seçin ve özellikle Kızderbent köy kahvesine uğrayıp o muhteşem çınarın altında soluklanıp, çay-kahve için.

-İlk kez gitmek için bahar aylarını seçerseniz, doğanın bu yol üzerinde nasıl coştuğunu daha güzel farkedeceksiniz. Nasılsa bir kez gittikten sonra, siz de benim gibi gezi ve doğa sevenlerdenseniz arada bir bu yolu özleyip yaz, kış, bahar ayırdetmeden İznik turu yaparsınız.

Recent Posts
Showing 9 comments
  • ece
    Cevapla

    Seldacım yazını bu sabah ofiste kahvaltımı yaparken okudum , Karaahmetli kahvesinde taze domates ve biberle yapmış hissederek ,ve üzerine de göl kenarında manzara karşısında kendimi yenilemiş olarak işlerime başlıyorum. Gönlüne,ellerine sağlık,iyi ki yazıyorsun..

  • Habunal
    Cevapla

    Ucunuzun oldugu fotograf harika! Cok ara verme özletmeden yaz!

  • gurme_ve_gezginci_akin
    Cevapla

    gerçekten çok güzel olmuş başarılarınızın devamı dilerim yolunuz ve farınız açık olsun

  • atasoyundan
    Cevapla

    bu güzel gezi ve çalışmanız için sizi kutlamak istedim… tesadüf eseri rastladım bu paylaşımınıza… yalakdere’li olupta izmit’de yaşayan biri olarak bu mesajı yazma gereği duydum !
    köyümüz (yalakdere), ilimizdeki (kocaeli) köyler arasında en güzel çehreye sahip yerleşim alanından biridir.siz her nekedar uğrayıp ta fotoğraflandırmamış olsanız da günün birinde yolunuzu tekrar düşürüp “ne kadar haklıymış” diyebileceğiniz zaman olacaktır.. o zamanın en kısa süre içerisinde gelmesi dileğimle saygılar sevgiler… özay

  • alper Mercangöz
    Cevapla

    Selta hanımefendi bir İznikli olarak İzniğimizi bizden daha güzel tanıttığınız için size gönülden TEŞEKKÜR ederim

  • Kızderbent
    Cevapla

    Güzel gezi resimleri teşekkürler. Kızderbent ile ilgili elinizde resim varsa http://www.kizderbentliyiz.com web sitesinde yayınlayabiliriz

  • tugay
    Cevapla

    Başkasının bahçesinden izinsiz domates biber mi topladınız,ben mi öyle anladım?

  • senanur
    Cevapla

    bizim köy de yalakdere yalakdere çok güzel köydür yalakdreye yolunuz düşerse gezmeden gitmeyin başka yerlere ( yalakdere güzelleri)

  • forumlandrover
    Cevapla

    köy hayatını yaşamak istiyorum

Leave a Comment