YUNANİSTAN

Yıl 1991, aylardan Temmuz ve biz yine düştük yollara. Bu defa İstanbul’ dan araba ile yola çıkarak Yunanistan seyahati yapacağız. Sanırım o zamanlar tur şirketlerinden Yunanistan’ a tur yapan yoktu. Hedefimiz tüm Yunanistan’ ı kuzeyden güneye gezdikten sonra, Pire üzerinden Yunan adalarına geçip, adaları dolaşmak ve en yakın adalardan birinden Türkiye’ ye giriş yapmak suretiyle geri dönmekti.

ATINA

Aile büyüklerinin; ne işiniz var Yunanistan’ da, hem de Türk plakalı araba ile, başka ülkemi kalmadı, tehlikelidir şimdi oralar, ” gitmeyin çocuğum” ısrarlarını duymazdan geldik, iyiki de öyle yapmışız.

Yunanistan ve Yunan adaları gezi planımızı süper güzel geçirdiğimiz bu tatilimiz ile gerçekleştirdik. Aile büyüklerimize hak verdirecek milliyetçi Yunan vatandaşları tarafından kovalandığımız, kovulduğumuz, dolayısıyla tırstığımız bir kaç maceramız (tıklayınız) ! dahil

Sırasıyla Alexandroupolis ( Dedeağaç ), Komotini ( Gümülcine ), Xanthi ( İskeçe ), Kavala, Thessaloniki ( Selanik ), Larissa, Kalambaka ( Meteora ), Lamia, Athens ( Atina ), Pireas ( Pire ) , Korinthos ( Korint Boğazı ) ve Pire üzerinden gemi ile Andros, Tinos, Mykonos, Naxos, Santorini, son olarak Samos adası ve Kuşadasından Türkiye’ ye giriş….

LAMIA

Eğer bir haftalık bir tatil programı yaptıysanız ki bu cumartesi yola çıkış, cumartesi ya da pazar dönüş ( biz genellikle son dakikaya kadar kullanıp pazar akşam döneriz ) şeklinde olduğunda 8 günlük bir program oluyor. Amacınız uzun uzun her şehirde konaklayarak bir tatil yapmaksa Yunanistan’ ı rahatça gezebilirsiniz. Bunun yanısıra Yunanistan’ a en yakın tarafta olan birkaç Yunan adasını gezip, Türkiye’ ye yine adalar yolu ile giriş yapın derim, çünkü ring yapıp adalar üzerinden giriş yapmak, tekrar İpsala üzerinden dönmek zorunda olmamak, çok daha keyifli oluyor.

İpsala’ dan çıktıktan sonraki Selanik dahil ilk beş şehri 2 gün içinde gezebilirsiniz ama esas Yunanistan’ da en görülmeye değer yer bence Meteora bölgesi. Mutlaka görülmeli ve minumum 1 gece Meteora’ da konaklamalısınız, çok etkileyici. Atina, Pire ve Korint Boğazını da görmek için 2 gece 3 gün ayırıp, Pire’ den Mikanos adasına geçebilir ve Yunanistan’ a en yakın 2-3 adayı da bu sayede rahatlıkla gezebilirsiniz.

Biz tercihimizi daha çok Yunan adası görmek yönünde kullandığımızdan, Yunanistan’ ın Mora yarımadası olarak bildiğimiz Peloponnese bölgesini görmedik

DEDEAĞAÇ, GÜMÜLCİNE, İSKEÇE, KAVALA

Evet bir cumartesi sabahı saat 06:00 gibi erken bir saatte, bu sefer 4 kişilik bir kadro ve İstanbul plakalı arabamız ile yine düştük yollara. İstanbul-İpsala 267 km, İpsala gümrüğünden sabah saat 09:00 gibi çıkış yaptık. 43 km sonra Türk sınırına en yakın ilk şehir olan Aleksandroupolis yani Dedeağaç’ a vardık. İşte Yunanistandayız, gümrük vs işlemleri ile uğraşmaz ve sıra beklemezseniz İstanbul’dan yola çıkanlar için söylüyorum, 3-4 saatte Yunanistan’ a girebiliyorsunuz.

Dedeağaç çok eski, küçük bir şehir. Her yanda Osmanlı izleri var. Denize kıyısı olan bu şehir Türkiye’ deki tatil kasabaları benzeri bir liman kenti. Sınırdan çıktıktan yarım saat sonra ulaştığımız bu şehirde Türkiye’ nin dışında olduğunuzu hissetmiyorsunuz. Halkı aynı biz Türklere benziyor. Yol boyunca ibadet için konulmuş haç’ lı küçük dua yerlerini görmesek hala Türkiye’deyiz diyeceğiz, hiç fark yok. Bu ibadet yerleri yol üzerinde kaza geçirenlerip ölenlerin anısına dua amacıyla yapılmış.

Köyler, insanlar, sokaklarda oynayan çocuklar, yollar, pazar yerleri, bakkallar hep aynı. Zaten nüfusun % 25 ‘ e yakını Türk. Dedeağaç’ta çok sayıda otel ve pansiyon, kıyı şeridinde ve limanda ise çok sayıda balık lokantası var.

İSKEÇE- XANTHI

Dedeağaçtan sonra Komotini (Gümülcine) ve Xanthi (İskeçe)’ den geçtik, geçtik diyorum çünkü ilk gün buralarda konaklamayıp, sadece sokaklarında gezip Kavala’ ya kadar gittik.

GÜMÜLCİNE-KOMOTINI

Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe, Kavala bu dört şehir de Türk / Osmanlı izleri taşıyan, güzel, temiz, insana sıcak gelen şehirler. Bu ilk 3 şehirde konaklamadığım, uzun soluklu kalmadığım bu sebeple de çok bilgi sahibi olmadığım için fazla birşey yazmak istemiyorum. Tek söyleyebileceğim, hepsinin Türk şehirlerinden pek farklı olmadıkları.

Akşam saatlerine doğru Kavala’ ya ulaştık, Kavala da küçük ve güzel bir sahil şehri.

KAVALA

Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe arasında en çok Kavala’ yı beğendim, diğerlerine göre daha bakımlı bir şehir. Sokaklarda dolaşan, parklarda oturan eli tesbihli yaşlı dedeler, Osmanlı tarzı cumbalı evler bize çok tanıdık geliyor. Kavala’ nın sokaklarında gezdikçe insanı hüzünlendiren bir havası var. Şehirde birçok Osmanlı eseri var, ama çoğu harap halde.

KAVALA

Çoğu Karaman bölgesinden gelen pek çok Rum buraya yerleşmiş, Türkçe konuştuğumuzu duyduklarında hemen sevinçle yanaşıp bizimle Türkçe konuşuyorlar. Bu şehirlerde dükkan sahibi esnaf daha çok mübadillerden oluşuyor. Bu sebeple çoğu çok iyi Türkçe biliyor ve sizinle uzun uzun sohbet etmek istiyorlar.

Kavala’ da 1 gece konaklayıp, Kavala kalesini, Mısırlı Mehmet Ali Paşa’ nın konağını ve Osmanlı izlerini taşıyan sokaklarını gezdik.

KAVALA

Kavala’ yı çok beğendik ancak, Kavala şehri girişindeki ilin nüfus vs bilgilerini veren şehir tabelesının üzerinde asılmış, şehir girişindeki dev Kıbrıs haritasını gösteren tabela içimizi ürpertti. Gözlerimize inanamadık. Haritada Kıbrıs Türk kesimi kırmızıya boyanmış, en uç kısımdaki Türk tarafına ait bölümden kan damlıyor. Bu resmi bir şehir belediyesi tabelası. Şimdi bizim halimizi bir düşünün, zaten aile büyükleri yola çıkarken yeterince korkutmuş bizi, güle oynaya Türk plakası ile girmişiz Yunanistan’a, yıl henüz 1991, rahmetli İsmail Cem- Yorgo Papandreu ile Sisam adasında sırtaki bile yapmamış daha. Neyse, Yunanistan içinde ilerledikçe Selanik, Atina vs. tüm şehir girişlerinde aynı tabelayı gördükçe alışıyor insan!

Kavala’ dan sonra Selaniğe gidiyoruz.

Selanik’ de sıradan bir sahil şehri. Her Selaniği gezen Türk gibi, biz de İzmir’ e çok benzer buluyoruz Selaniği. Aynı bizdeki gibi ruhsuz apartmanlar dizisi sarmış sahili ve şehri, aralara serpiştirilmiş halde, belli ki eskilerden kalmış konaklar kurtarıyor tekdüzeliği. Doğal olarak önce Atatürk evini, sonra türk mahallesini geziyoruz.

Selanikte de Kavala’ daki gibi birçok Osmanlı eseri var, ama bunlarında çoğu harap halde ya da çevresi çevrilmiş ve kapalı. Birkaç tane hamam ve birçok cami var ama hepsi kapalı.

SELANIK

Genel olarak Selanik de tekrar bir tur attık, sahilde dolaştık, Beyaz Kule’ yi gezdik, Beyaz kule’nin arkasından sonra yeni şehir başlıyor.

BEYAZ KULE SELANİK

Sahilden yeni şehre doğru yürümeye devam ettik. Az ileride şaha kalkmış atının üstündeki Büyük İskender’in dev bir heykeli var. İskender şehri kurup kızkardeşinin ismini vermiş(Thessaloniki). Heykelin arkasında meşhur arkeoloji müzesi var. Evet artık yavaş yavaş Selanik’ den ayrılma vakti geldiğine karar kıldık.

Şimdi Yunanistan’ da en çok merak ettiğimiz yer olan METEORA’ ya doğru yola çıkıyoruz. Meteora’ yı size ayrı bir başlık altında ayrıca anlatıyorum.

Şimdi Meteora’ dan sonra gittiğimiz Atina’ da neler yaptığımızı anlatmak istiyorum.

ATİNA

Atina’ ya girdiğimizde ilk dikkatimizi çeken vespa çılgınlığı oldu. Genç kızlar, erkekler, yaşlılar yani herkesin altında bir vespa, trafik ışıklarına geldiğinizde ön sıra yan yana dizilmiş onlarca vespa sürücüleri ilk saflarda yer alıyor hep. Sokaklarda, trafik ışıklarında durduğunuzda sağınızda, solunuzda hep vespacılar. Hepsi rengarenk.

Biz gittiğimizde maalesef Atina’ da çöp işleri konusunda çalışanların grevi varmış, sokaklar birikmiş çöp dağları doluydu. Yani Atina bizi kirli bir şehir olarak karşıladı. Atina’ nın çok düzenli bir şehir olduğu, halkının kurallara uyduğu söylenemez. Arabalar gelişigüzel yollara park etmiş, trafikte diğer arabaya saygı diye bir yaklaşımla çıkmamış Atina’ lılar trafiğe.

Atina’ da öncelikle gidilecek olan Likavitos tepesine çıktığınızda caddelerin çizgi halinde düzgün planlanmış olduğunu görüyorsunuz. Tepeden şehri seyrettiğinde çok güzelmiş Atina diyemiyor insan, ben diyemedim açıkçası.

ATİNA

Çok fazla beklentim vardı belki Atina için. En azından 3000 yıllık bir tarihe sahip, üstelik tanrılar şehri, ayrıca adını savaş tanrıçası Athena’ dan almış bir şehir. Atina’ yı her köşesinde bir tarihi eser ile karşılaşacağım, Roma gibi tarihle harmanlanmış, havada tarih kokusu olan bir şehir diye düşünüyordum, ama hayal kırıklığına uğradım. Ben o hissi alamadım. Sanırım Atina’ lıların tarihin yanında kurmuş olduğu çirkin betonlaşma buna sebep oluyor.

ATINA

Likavitos tepesinden bakınca önemli bir konuya daha dikkat ediyor insan, Atina kıyısını Pire’ ye kaptırmış bir şehir. Deniz kıyısında ama denize kıyısı olmayan, deniz kokmayan, karada bir şehir. Atina’ lılar denizi ancak şehirlerinin tepelerine çıktıklarında, uzaktan görebiliyorlar. Ya da Pire’ ye gitmeleri gerekiyor.

Atina’ da öncelikle Akropolis’ i gezdik, etkileyici. Ayrıca Dionysos tiyatrosu, Antik Agora, Zeus Tapınağı, Parlemonto Binası peşpeşe gezebileceğiniz yerler. Evzon Askerlerinin ( gereksiz) gösterisini de izlemek adetten olmuş, gitmişken bakıyor insan, ponponlu ayakkabılarını yere vura vura sert asker havası vermeye ( ponponlu ayakkabıyla ne kadar olursa ) çalışarak ritüellerini tamamlıyorlar. Tören bittiğinde dağılan turistler arasında olmak, insana eee bu mudur dedirtiyor.

EVZON ASKERLERİ

Gündüz gezilecek yukarıda belirttiğim belli başlı yerleri gezdikten sonra akşam Atina’ nın Beyoğlu’ su denebilecek Plaka bölgesine gidiyoruz, yemekler belli : caciki, pilaki, yalançi dolma, kadayifi, ama sadece öz be öz greek salad! Doğal olarak biz sırtaki yapmadık, ancak Plaka tam bir taverna bölgesi, her kapı arkasından sırtaki sesleri yükseliyordu.

Ancak gündüz gittiğimizde Plaka bölgesindeki bir dükkandan da Türk olduğumuzu anladıklarında bizi ” Konstantinapol bizim”, kanımız yerde kalmayacak şeklinde de kovdukları oldu. ( Bkz. Başımıza gelenler kategorisi )

PLAKA BÖLGESİ

Ertesi gün tekrar Atina sokaklarında gezdik, bu defa meşhur meydanlarında dolaştık, Syntogma Meydanı, Omonia Meydanı, Kolonaki ve Monastiraki Meydanlarında dolaştık.

Genel olarak Atina cadde ve sokaklarında arabamızla dolaştık, yoğun vespa trafiğinde yolumuzu şaşırdığımızda camı açıp kime soru sorsak, cevap almadan önce soru sorduğumuz kişilerin sorusuna cevap vermek zorunda kalıyorduk.

” Where are you from ” Nereden geliyorsunuz ? Nerelisiniz ? İnanamayacaksınız ama, Türküz, Türkiye’ den geliyoruz dediğimizde cevap vermeden, yardım etmeden basıp gidenler bile oldu, biz de inanamadık onlara bu yaptıklarından dolayı, bu nasıl misafirperverlik diye. Ama herşey bir yana, bütün Yunanistan’ da karşılaştığımız bir konu var ki, bir soru sorduğunuzda, istisnasız tüm Yunanlılar önce nereden geliyorsunuz diye soruyorlar, sonra cevabınıza göre yardımcı oluyorlar.

Atina’ dan ayrılıp Corinth Boğazını görmeye gidiyoruz. Muhteşem bir yer, sonradan yapılmış, yapay bir kanal, ama çok etkileyici. Corinth boğazının yapımına MÖ 600 yıllarında başlanmış, MS 1893′ de ise gemilerin geçişine açılmış. Corinth Boğazı 6,5 km uzunluğunda, yüksekliği ise 52 mt.

CORINTH BOGAZI

Buradan Pire’ ye geçiyoruz, Pire büyük bir liman, bizdeki ( İstanbul ) Karaköy limanına benziyor, ama daha büyük, bir sürü gemi, tekne limana yanaşmış. Pire’ye Turko limanı da diyorlar. Güzel bir yer, ama sadece o kadar.

PİRE

Biz Pire’ den Yunan adalarına geçme hevesinde olduğumuzdan önce Pire’ ye fazla ilgi göstermedik, gemi biletlerimizi aldıktan sonra rahatladık ve şöyle bir Pire’ yi keşfedelim dedik, ama fazla yanılmamışız. Pire için yanyana lokantalar ve gemi seyahat acentalarının sizi kolunuzdan çekiştirip gemi bileti almanız için iknaya çalıştığı bir liman şehri hayal etmeniz yeterli sanırım. Hayalim deki Pire’yi bulamasamda, Pire şehri diye düşlediğim yeri görmek beni mutlu etti.

Pire’ den Mykonos adasına gideceğimiz feribota bindiğimizde, Yunan anakarasındaki turumuzu da tamamlamış olduk. Yunanistan turundan sonra Yunan adalarını gezip Kuşadası’ndan Türkiye’ ye geçeceğiz.

Yunan adaları kısmını ayrı bir başlık altında anlatacağım.

KUŞADASI DÖNÜŞ

Kuşadasına feribottan indiğimiz gün. Türkiye’ ye döndüğümüzde 9 günün tatlı yorgunluğu üzerimizdeydi.

NOT: Fotografların bir çoğu 1991 yılında çektiğimiz slaytlardan oluşuyor, slayt arşivimizden tarayarak buraya ekliyorum, ama digital olmadığından, maalesef renkler ve baskı kalitesi çok iyi çıkmıyor.

NETİCE ;

– İpsala’ dan yola çıkıp, Yunanistan’ da güneye doğru inip, Kuşadası’ ndan Türkiye’ ye giriş yaparak 1 haftada Yunanistan’ ı genel olarak gezebilirsiniz,

-Yunanistan’ ın iç kesimleri hariç olmak üzere Türk izleri heryerde karşınıza çıkıyor,

-Yaşam tarzlarımız, binalarımız, insanımız, sokaklarımız çok fazla benzerlik arzediyor,

-Bu şehir güzel, bu şehir değil demek yanlış olur, nedense Yunanistan bana bir bütün olarak gezilmeli hissi verdi,

-Ancak Meteora ne yapılıp edilip görülmeli, hele insan Yunanistan’ a gidip, Meteora’ yı görmemişse, bence Yunanistan’ ı gezdim gördüm dememeli ,

-Atina’ ya kadar inmişseniz mutlaka Corinth boğazına kadar gidin, bu insan azmi ve emeği ile doğaya karşı yapılmış bölgeyi görün,

-Atina’ da Plaka bölgesinde bir akşam yemeğine vakit ayırın,

-Yolda Türkçe konuştuğunuzda biri kolunuza yapışır ya da aniden boynunuza sarılırsa şaşırmayın , çok Rum var İstanbul’ dan mübadele zamanında Yunanistan’ a gitmiş, hepsi hasretle İstanbul’ u ve semtlerini soruyor hala,

-Bizim gittiğimiz 16 yıl olmuş tabii, o zamanlar çok Türk yoktu Yunanistan’ a giden, bu sebeple belki de sarılıyorlardı bir Türk gördüklerinde boyunlarına, oysaki şimdi gidiş-gelişler epey yoğunlaştı,

-Ama yaşadığımız kötü maceralarımızda çok maalesef Yunanistan’ da, bunları da ”Başımızdan Geçen Olaylar” kategorisinden okuyabilirsiniz, hepsi gerçektir, bizzat yaşanmıştır anlatılanlar.

Recent Posts
Showing 68 comments
  • Aretina Vozes
    Cevapla

    Asla Türkler nefret etmem. Çoğu iyi olmasada Türkiye ben çok saygi duyuyor Türkiye çok seviyorum. Yillarca yanyana yasamis ve kültürler etkilesmis bence kültür ortak kültürümüs. Kavganin sebebini anlamiyorum. Çoğu Türk bisim canim adalarimisin Türk ait olduğunu söylüyor ve bu tüm Yunan halkini kizdiriyor. Kendinise gelin Türkler. Biz düsman değilis!!!! Adalarimisa topraklarimisa her zaman sahip çikaris. Eleftherian i thanatos!!! BU SÖZÜ SONSUZA DEK YASATİRİS

  • ayhan
    Cevapla

    bence kimsenin sizin adalarınızda gözü yok.biraz kuruntu yapıyorsunuz.sadece anakaraya yakın (hem de çok yakın) birkaç ada var.onlar sadece tedirgin ediyor.sadece bu birkaç ada için iki ülkenin anlaşabileceği bir hukuki statü belirlense bence ege sorunu diye birşey kalmaz.şöyle bir empati yapın mesela atinaya yakın birkaç ada var onlar türklerin elinde olsa sizler tedirgin olmaz mısınız.ayrıca “kendinize gelin türkler “ibaresi biraz ağır kaçmış.ben yazı yazarken sizlere dokunacak ifade kullanmadım.esas siz biraz kendinize gelin.o kadar parayı turizme ve silaha yatıracağınıza turizmden başka alternatif ekonomik alanlara da yönelseydiniz şimdiki krizi bu kadar ağır geçirmezdiniz.gittğim yerlerde bir tane göze batan fabrika göremedim.selanik ve atina da olabilir belki.aynı şey bizim için de geçerli.zamanında bu kadar silah alınmasaydı eminim hem türkiye hem de yunanistan şimdi ekonomi olarak daha iyi yerlerde olurdu.politikacıların ve silah tüccarlarının gazına gelip birbirimizden nefret etmeye gerek yok.bak site adminleri ne güzel fotograflar yüklemişler.en kısa zamanda selanik ve fotoraftaki kanalı ziyaret etmek istiyorum.

  • Aretina Vozes
    Cevapla

    Bis Kwnstantinapolisin sisin eliniste olmasidan çok rahatsizlik duysakta bu konuyu tartismayiz çünkü Kwnstantinapolis artik Türklerindir. Sizin yakininista diye bisim olan adalari sise mi verelim yani. Geçen gün internetten Elladadaki bir yarisma programini isliyordum. Viteonun altinda Türklerin bise karsi yasdiği hiç hos olmayan birçok yaziyla karsilastim. Çok çirkin saldirilardi. Siz bunlari görmüyorsunus tabii….. Sis tüm dünyanin bir zamanlar hakimi olan Osmanli Devletinisin yaptiklariyla övünmekten baska birsey yapmiyorsunuz. Bisey oldumu Osmanli size söyle yapti böyle yapti. Yüce Mustafa Kemal bana yaptiklarinistan değil yapacaklarinistan bahsedin dememismi. Herkes kendi ülkesine baksin bisim halkimisa salak ve daha birçok ağiza alinmayacak çok çirkin küfürler ediyorsunuz. Kaç yunan sayfasinda bu derece kötü seyle karsilastinis. Biste sütten çikmis ak kasiğis demiyoruz ama bu denli çirkin seylerde yazmiyoruz. Dost olmak dururken bu düsmanlik niye?

  • ayhan
    Cevapla

    sayın aretina vozes sizinle daha fazla siyasi tartışmanın içine girmek istemiyorum.çünku burası seyahat ve gezi köşesi.ancak dikkat ederseniz ilk yazımda ülkenizden bahsederken fiyatların bize göre yüksek oluşu dışında ülkeniz hakkında hiç olumsuz görüş belirtmedim.siz ise sürekli türkler hakkında olumsuz yazıyorsunuz.o sizler hakkında olumsuz yazılar yazan sitelerin linklerini verebilirmisiz,ben de görmek istiyorum,gerekirse ben de karşıt yazılar yazmak istiyorum.size birşey daha belirteyim xanti de(işkeçe) spor salonu var.oradaki spor salonun duvarlarına bir bakın türkiye ve pkk hakında neler yazıyor.(eğer aradan geçen 6-7 ay içinde silinmedi ise).ama ben bunu ilk yazımda dile getirmedim.ayrıca bir husus daha var ikinci dünya savaşı sırasında winston churchill ismet inönü ile türkiyenin savaşa girmesi karşılığnda 12 adayı verme pazarlığı yaptı.eğer sizin adalarınızda gözümüz olsaydı o teklife balıklama atlardık.zaten o esnada ülkeniz nazi işgali altındaydı.ama sizler birinci dünya savaşı sonunda bizim ülkemizi işgal etmeye kalktınız.(büyük ihtimalle inglizlerin teşviki ile (burası benim yorumum.))ayrıca ben ve benim görüşümde olanlar asla osmanlı devletinin her yaptığı ile övünmedik.sonuçta tarafsız gözle baktığında emperyalist bir devletti.şimdiki emperyalist devletlerden farklı bir politika izlemedi.aynen roma imparatorluğunun yaptığı gibi.görüldüğü gibi kusur bulunmak isteniyorsa çok bulunur.ama bu forumda lütfen bundan sonra olumlu yazılar yazalım. insanlar birbirlerini gördükçe daha iyi tanırlar.son olarak ne olursa olsun çok büyük bir negatif durum olmadıkça ben ve benim gibiler sizlerden nefret etmeyeceğiz.geçmişte ne olduysa oldu.sizin de kemal atatürken alıntı yaptığınız gibi olmuşlara değil olacaklara bakalım.inşallah türkler hakkındaki olumsuz görüşlerinizi bir gün yıkarsınız. kalın sağlıcakla.

  • Aretina Vozes
    Cevapla

    Tamamen kopyala yapistir yaptim.Tamamini okuyun da rezaletinisi görün hiçbir Yunan sayfasinda böyle birseye rastlayamassinis.Simdi kimmis düsman …… ???? !!!!!

    xxxxxxx

  • Samet KAUFMANN
    Cevapla

    Aretina Vozes

    Romanyada 6 sene boyunca en yakin arkadasim bir yunan oldu. 6 sene boyunca ne o bana Istanbulu sordu nede ben ona Selanik i !! Cokda super arkadasligimiz var ve halen devam ediyor… Turkiyenin hicbiryerinde Kibrisin Rum kesimi hakkinda bir PANKART veya TABELE goremessiniz… Turkiyede Devlet diger Devletlere ve insanlara DUSMANLIGA para harcamaz..Eger harcasa ise suanki ortam daha gergin olurdu.. Simdi gelelim RACISM yapan Turk ve Yunanli arkadaslara… Isleri gucleri olmayan,issiz ve egitimsiz insanlarin yaptigi birseydir bu. Akli basinda insan zaten bole GEREKSIZ seyler yapmaz.. Ama dusunmeliyizki Yunanistanin POPULATIONi ile Turkiyenin POPULATIONi BIR DEGILDIR…! Yunanistan 15million civari iken Turkiye 70milliondur. Matematiksel bir hesap ile sizden daha fazla GEREKSIZ vatandasimiz vardir.O yuzden TUM TURKLER size dusman gibi gozukebilir.. Ama aslinda 70 milyona gore cok az bir kisimdir..Yunanlilar ile Turkler arasindaki tek Fark DIN dir.. Iki ulkenin insanida TOPRAGI icin seve seve CANINI verir..Turkiyeye gelen her Turiste ben yardimci oluyorum ve WHERE ARE YOU FROM sorunu sormadan…

    Sevgiler Saygilar..
    Peace !

  • Ayse alp
    Cevapla

    İzlenimlerinizi ilgi ile okudum .Bu yil Yunanistana yapacagimiz gezi icin bize iyi bir klavuz oldu tesekkurler…..

  • Alahan
    Cevapla

    Ben de temmuz ayında ailemle Kısa bir Yunanistan gezisi yapmayı düşünüyorum.Hepimiz yeşil pasaport sahibiyiz ve kendi aracımızla gideceğiz.

    Evvelce özel otomobili ile giden arkadaşlara sormak isterim:

    1-) Araca ilişkin ne tür işlemler yapmak gerekiyor.?
    2-) Ehliyetim orada da geçerli olacak mı, olmayacaksa dönüşüm için nerede ne tür işlemler yapılması gerekir?
    3-) Araçla geçerken yiyecek geçirmemize izin veriyorlar mı??

    Yardımcı olmak isteyen arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim..

  • hande
    Cevapla

    Ben babamın doğduğu yer olan iskeçeyi görmeyi çok istiyorum.Bu yüzden ailemle eylül ayında arabamızla bir gezi planlamak istiyoruz.Araba ile ilgili prosedürler hakkında bilgisi olan ltfn cvp yazarsa sevinirim…..

  • hakan
    Cevapla

    bence güzel olmuş
    Süheyla hanımda kıskanmış herhalde.

    Bir sorum olacak mail ile yanıtlayabilirseniz çok makbule geçer.
    Kendi aracımızla kuzeyden güneye geçip oradan antalyaya evimize dönelim diyoruz ancak aracı yunanistan yarımadasından anavatana nasıl getiriyoruz?
    Arabalı vapurlar varmı?
    Fiyatları nasıl?
    Eger uygunsa feribotlardan gidiş dönüş bilet alıp sadece güneyi gezmek istiyoruz.
    Şimdiden teşekkürler

  • fügen köksal
    Cevapla

    Öncelilkle emek verip anılarınızı anlattığınız ve gidecek olanları bilgilendirdiğiniz için içten teşekkürler. Biz de çok yakında böyle bir tur yapmayı düşünüyoruz araba ile ve verdiğiniz bilgiler gerçekten çok açıklayıcı oldu. tekrar teşekkürler.Üzülerek belitmeliyim ki, kaç kez Yunan topraklarına gittiğim halde (çoğunlukla adalar) henüz komşumuz olan Yunanlılardan her hangi bir olumsuz davranış görmedim. Avrupa’daki pek çok ulus birbiriyle tarih boyunca kıyasıya savaştıktan sonra, bugün nasıl dost oldularsa, biz iki toplum da pekala bunu başarabiliriz. Bu biraz bakış açısı. ben şahsen çocuğuma bunu aşılıyorum. İkinci takıldığım konu ise, bazı kendini bilmezlerin,sitenize karşı aldığı terbiyesiz ve seviyesiz tutumları.Ayıp ! Neyse siz yine de gezdiğiniz yerler konusunda bizleri aydınlatmaya lütfen devam ediniz.Beğenen beğenir, beğenmeyen beğenmez. Saygılarımla…

  • özlem
    Cevapla

    merhaba bizde eşimle birlikte 15 temmuz 2000 yılında yunanistanı arabayla gezdik ve çok beğendik. ipsala gümrüğünden çıktık dedeağaç, gümülcine iskece ve kavaladan sonra selanik ve atinaya vede pire limanına kadar kendi arabamızla gezdik gerçekten çok güzeldi kavalada denize girdik ama beni üzen en kötü şey o kıbrıs haritalarıydı kanla boyanmış şekli gerçekten acı çok güzel reklam yapıyorlar ordada simit bulup yedik büfeleri var türkiyede yaşamış rumlarla tanıştık güzel bir geziydi

  • suna
    Cevapla

    selam millet bu yaz yunanistana gittim herşey harikaydı bir hafta kaldım. yunanlı bir hanımla tartışan molozlar türkiyede gezerken size laf atan sarıklı fanatikler olmuyormu sağa sola yazılan duvar yazıları falan olmuyormu.gidip doğuyu gexzzem lüksünüz varmı sıkıyomu yoksa:)) içerideki düşmanımız dışarıdakinden daha fazla farkedin bunu. heleki milliyetçi insanlarla tartışmaya girip hadi dibini bul modundan çıkın lütfen. fikirlere saygı duyun gülümseyin yunanda bulgarda komşularımız iyi hoş insanlar suriyeli ıraklı komşularımızda iyiler. SİZ İYİ OLUN YETER..

  • suna
    Cevapla

    yunanistana gidecek arkadaşlar fiyatlar antalya gibi bodrum marmaris gibi. fark yok.hatta ucuz bile marmaris daha pahalı. tabelalarda km yazmıyor bu bir sorun oluyor:)) yanınızda bir harita bulunsun.birde tuvaletlerde taharet musluğu yok. olsa nolcak türkiyede girdiğiniz bir restoran yada eğlence yerinde taharetmi ediyoruz:)) mikrop kapacaz diye açıkçası peçete kullanıp kalkıyoruz. iklim akdeniz gibi atina aynı izmir gibi herşey güzel hoş. . domuz eti yemeyelim diye hep balık yedik ve gitmeden önce sözlükten yardımcı olabilecek kelimeleri kagıda yazdık mesela şöyle.balık yenecek yer arıyoruz fakar biz diliniz bilmiyoruz o nedenle elinizle terif edin. çok yardımcı oldular hatta bizi önüne katıp kalabileceğimiz güzel otellere bile getirdiler.yolculuk hep otobandan bu bir rahatlık ama otobanda bizdeki gibi durabileceğiniz yerler pek yok. bir sürü gişe geçiyor ve her gişede para ödüyorsunuz.atinaya kadar on tane var sanırım..bir iki avro çok değil ama bozuk para sorun oluyor.bozuk para bulundurun.yanınıza ilaç alın ben gibi eczanede derdiniz anlatana kadar krize girmeyin:))

  • seyhan
    Cevapla

    Menapoza girdiğini tahmin ettiğim Aretina’nın yazılarını okuduktan sonra, tatile Former Ottoman State of Greece’e gitmemeye karar verdim. (Onlarda Makedonya’ya Former diyor değil mi?) Hiç kimse Yunanistan ya da yunanlarla ilgili kötü yorum yapmamışken gelip burada abuk subuk konuşan bir kadına ve onu yetiştiren sisteme para kazandırmayacağım. Hele sırf yemeye içmeye gidenlere diyorum ki, memlekette ya da Balkanlar’da her köşeyi gezdiniz de Nazi partisi-golden dawn- olan bir memlekete gitmek mi eksik kaldı? Tarihi bağları olan, ailesi mübadil ailesi olanların dışında giden insanlara sesleniyorum; gitmeyin kardeşim, bu adamlar bu kafayı değiştirmedikçe gitmeyin.. Sahte belgelerle AB fonlarından yararlandıkları ortaya çıkınca, ekonomik kriz yüzünden Türk turistler kıymetli oldu. Ama gördüğünüz gibi kafa aynı adamlarda. Türkiye’de Yunanistan’dan daha fazla Antik Yunan eseri var. Hangisini gördünüz de yunanistan geri kaldı?

  • Derya
    Cevapla

    Merhaba,
    Sitenizi tüm seyahat planlarımdan önce ziyaret ediyorum. Bu yaz 9 günlük Yunanistan planımız var. Kavala’ya kadar otobüs ile gelip, sonrası için araç kiralamayı düşünüyoruz. Size sormak istediğim, Pire’den ulaştığınız ve gezinizin son günlerini kapsayan Yunan Adaları yazınız. Başka bir başlık altında yazacağım demişsiniz ancak ben bulamadım o yazıyı.

  • gökhan
    Cevapla

    Merhaba paylaşımlarınız için teşekkürler.

    araçla geçmek istediğimizde araç için yapmamız gereken şeyler nedir?

    gezimizi çadır veya karavan gibi bir araçla yapmayı planlıyoruz Yunanistan’da kamp yapılacak uygun yerler var mı?

    …sadece gezi sayfası olarak kalması dileğiyle…

  • Kaiser Beyner
    Cevapla

    Yunanistan hakkında okuduğum en berbat gezi yazılarından biri. Tipik Türk yaklaşımı, hiçbir şeyi beğenmemiş her şeyi eleştirmiş zannedersin ki hanımefendi Paris’te yaşıyor. Bir defa Greek ler temizlik ve estetiği ile meşhurdur, ikincisi Greekler Türklere benzemez ve tarihe baktığınızda Türkleri sevmemek için onlarca nedeni vardır, pontos katliamı ve Batı Rum katliamları ve sürgünleri gibi yani size dostane davranmayanların haklı nedenleri gayet haklıdır. Bir diğer konu yunanistanda keşmekeş falan göremezsiniz sanırım aiz türkiye ile yunanistanı karıştırdınız, çok gereksiz ve anlamsız bir eleştiri yazısı olmuş bu.

Leave a Comment