inicio mail me! sindicaci;ón

YİNE DÜŞTÜK YOLLARA

TATİL ve TURİZM HAKKINDA HERŞEY…

YUNANİSTAN

Yıl 1991, aylardan Temmuz ve biz yine düştük yollara. Bu defa İstanbul’ dan araba ile yola çıkarak Yunanistan seyahati yapacağız. Sanırım o zamanlar tur şirketlerinden Yunanistan’ a tur yapan yoktu. Hedefimiz tüm Yunanistan’ ı kuzeyden güneye gezdikten sonra, Pire üzerinden Yunan adalarına geçip, adaları dolaşmak ve en yakın adalardan birinden Türkiye’ ye giriş yapmak suretiyle geri dönmekti.

ATINA

Aile büyüklerinin; ne işiniz var Yunanistan’ da, hem de Türk plakalı araba ile, başka ülkemi kalmadı, tehlikelidir şimdi oralar, ” gitmeyin çocuğum” ısrarlarını duymazdan geldik, iyiki de öyle yapmışız.

Yunanistan ve Yunan adaları gezi planımızı süper güzel geçirdiğimiz bu tatilimiz ile gerçekleştirdik. Aile büyüklerimize hak verdirecek milliyetçi Yunan vatandaşları tarafından kovalandığımız, kovulduğumuz, dolayısıyla tırstığımız bir kaç maceramız (tıklayınız) ! dahil

Sırasıyla Alexandroupolis ( Dedeağaç ), Komotini ( Gümülcine ), Xanthi ( İskeçe ), Kavala, Thessaloniki ( Selanik ), Larissa, Kalambaka ( Meteora ), Lamia, Athens ( Atina ), Pireas ( Pire ) , Korinthos ( Korint Boğazı ) ve Pire üzerinden gemi ile Andros, Tinos, Mykonos, Naxos, Santorini, son olarak Samos adası ve Kuşadasından Türkiye’ ye giriş….

LAMIA

Eğer bir haftalık bir tatil programı yaptıysanız ki bu cumartesi yola çıkış, cumartesi ya da pazar dönüş ( biz genellikle son dakikaya kadar kullanıp pazar akşam döneriz ) şeklinde olduğunda 8 günlük bir program oluyor. Amacınız uzun uzun her şehirde konaklayarak bir tatil yapmaksa Yunanistan’ ı rahatça gezebilirsiniz. Bunun yanısıra Yunanistan’ a en yakın tarafta olan birkaç Yunan adasını gezip, Türkiye’ ye yine adalar yolu ile giriş yapın derim, çünkü ring yapıp adalar üzerinden giriş yapmak, tekrar İpsala üzerinden dönmek zorunda olmamak, çok daha keyifli oluyor.

İpsala’ dan çıktıktan sonraki Selanik dahil ilk beş şehri 2 gün içinde gezebilirsiniz ama esas Yunanistan’ da en görülmeye değer yer bence Meteora bölgesi. Mutlaka görülmeli ve minumum 1 gece Meteora’ da konaklamalısınız, çok etkileyici. Atina, Pire ve Korint Boğazını da görmek için 2 gece 3 gün ayırıp, Pire’ den Mikanos adasına geçebilir ve Yunanistan’ a en yakın 2-3 adayı da bu sayede rahatlıkla gezebilirsiniz.

Biz tercihimizi daha çok Yunan adası görmek yönünde kullandığımızdan, Yunanistan’ ın Mora yarımadası olarak bildiğimiz Peloponnese bölgesini görmedik

DEDEAĞAÇ, GÜMÜLCİNE, İSKEÇE, KAVALA

Evet bir cumartesi sabahı saat 06:00 gibi erken bir saatte, bu sefer 4 kişilik bir kadro ve İstanbul plakalı arabamız ile yine düştük yollara. İstanbul-İpsala 267 km, İpsala gümrüğünden sabah saat 09:00 gibi çıkış yaptık. 43 km sonra Türk sınırına en yakın ilk şehir olan Aleksandroupolis yani Dedeağaç’ a vardık. İşte Yunanistandayız, gümrük vs işlemleri ile uğraşmaz ve sıra beklemezseniz İstanbul’dan yola çıkanlar için söylüyorum, 3-4 saatte Yunanistan’ a girebiliyorsunuz.

Dedeağaç çok eski, küçük bir şehir. Her yanda Osmanlı izleri var. Denize kıyısı olan bu şehir Türkiye’ deki tatil kasabaları benzeri bir liman kenti. Sınırdan çıktıktan yarım saat sonra ulaştığımız bu şehirde Türkiye’ nin dışında olduğunuzu hissetmiyorsunuz. Halkı aynı biz Türklere benziyor. Yol boyunca ibadet için konulmuş haç’ lı küçük dua yerlerini görmesek hala Türkiye’deyiz diyeceğiz, hiç fark yok. Bu ibadet yerleri yol üzerinde kaza geçirenlerip ölenlerin anısına dua amacıyla yapılmış.

Köyler, insanlar, sokaklarda oynayan çocuklar, yollar, pazar yerleri, bakkallar hep aynı. Zaten nüfusun % 25 ‘ e yakını Türk. Dedeağaç’ta çok sayıda otel ve pansiyon, kıyı şeridinde ve limanda ise çok sayıda balık lokantası var.

İSKEÇE- XANTHI

Dedeağaçtan sonra Komotini (Gümülcine) ve Xanthi (İskeçe)’ den geçtik, geçtik diyorum çünkü ilk gün buralarda konaklamayıp, sadece sokaklarında gezip Kavala’ ya kadar gittik.

GÜMÜLCİNE-KOMOTINI

Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe, Kavala bu dört şehir de Türk / Osmanlı izleri taşıyan, güzel, temiz, insana sıcak gelen şehirler. Bu ilk 3 şehirde konaklamadığım, uzun soluklu kalmadığım bu sebeple de çok bilgi sahibi olmadığım için fazla birşey yazmak istemiyorum. Tek söyleyebileceğim, hepsinin Türk şehirlerinden pek farklı olmadıkları.

Akşam saatlerine doğru Kavala’ ya ulaştık, Kavala da küçük ve güzel bir sahil şehri.

KAVALA

Dedeağaç, Gümülcine, İskeçe arasında en çok Kavala’ yı beğendim, diğerlerine göre daha bakımlı bir şehir. Sokaklarda dolaşan, parklarda oturan eli tesbihli yaşlı dedeler, Osmanlı tarzı cumbalı evler bize çok tanıdık geliyor. Kavala’ nın sokaklarında gezdikçe insanı hüzünlendiren bir havası var. Şehirde birçok Osmanlı eseri var, ama çoğu harap halde.

KAVALA

Çoğu Karaman bölgesinden gelen pek çok Rum buraya yerleşmiş, Türkçe konuştuğumuzu duyduklarında hemen sevinçle yanaşıp bizimle Türkçe konuşuyorlar. Bu şehirlerde dükkan sahibi esnaf daha çok mübadillerden oluşuyor. Bu sebeple çoğu çok iyi Türkçe biliyor ve sizinle uzun uzun sohbet etmek istiyorlar.

Kavala’ da 1 gece konaklayıp, Kavala kalesini, Mısırlı Mehmet Ali Paşa’ nın konağını ve Osmanlı izlerini taşıyan sokaklarını gezdik.

KAVALA

Kavala’ yı çok beğendik ancak, Kavala şehri girişindeki ilin nüfus vs bilgilerini veren şehir tabelesının üzerinde asılmış, şehir girişindeki dev Kıbrıs haritasını gösteren tabela içimizi ürpertti. Gözlerimize inanamadık. Haritada Kıbrıs Türk kesimi kırmızıya boyanmış, en uç kısımdaki Türk tarafına ait bölümden kan damlıyor. Bu resmi bir şehir belediyesi tabelası. Şimdi bizim halimizi bir düşünün, zaten aile büyükleri yola çıkarken yeterince korkutmuş bizi, güle oynaya Türk plakası ile girmişiz Yunanistan’a, yıl henüz 1991, rahmetli İsmail Cem- Yorgo Papandreu ile Sisam adasında sırtaki bile yapmamış daha. Neyse, Yunanistan içinde ilerledikçe Selanik, Atina vs. tüm şehir girişlerinde aynı tabelayı gördükçe alışıyor insan!

Kavala’ dan sonra Selaniğe gidiyoruz.

Selanik’ de sıradan bir sahil şehri. Her Selaniği gezen Türk gibi, biz de İzmir’ e çok benzer buluyoruz Selaniği. Aynı bizdeki gibi ruhsuz apartmanlar dizisi sarmış sahili ve şehri, aralara serpiştirilmiş halde, belli ki eskilerden kalmış konaklar kurtarıyor tekdüzeliği. Doğal olarak önce Atatürk evini, sonra türk mahallesini geziyoruz.

Selanikte de Kavala’ daki gibi birçok Osmanlı eseri var, ama bunlarında çoğu harap halde ya da çevresi çevrilmiş ve kapalı. Birkaç tane hamam ve birçok cami var ama hepsi kapalı.

SELANIK

Genel olarak Selanik de tekrar bir tur attık, sahilde dolaştık, Beyaz Kule’ yi gezdik, Beyaz kule’nin arkasından sonra yeni şehir başlıyor.

BEYAZ KULE SELANİK

Sahilden yeni şehre doğru yürümeye devam ettik. Az ileride şaha kalkmış atının üstündeki Büyük İskender’in dev bir heykeli var. İskender şehri kurup kızkardeşinin ismini vermiş(Thessaloniki). Heykelin arkasında meşhur arkeoloji müzesi var. Evet artık yavaş yavaş Selanik’ den ayrılma vakti geldiğine karar kıldık.

Şimdi Yunanistan’ da en çok merak ettiğimiz yer olan METEORA’ ya doğru yola çıkıyoruz. Meteora’ yı size ayrı bir başlık altında ayrıca anlatıyorum.

Şimdi Meteora’ dan sonra gittiğimiz Atina’ da neler yaptığımızı anlatmak istiyorum.

ATİNA

Atina’ ya girdiğimizde ilk dikkatimizi çeken vespa çılgınlığı oldu. Genç kızlar, erkekler, yaşlılar yani herkesin altında bir vespa, trafik ışıklarına geldiğinizde ön sıra yan yana dizilmiş onlarca vespa sürücüleri ilk saflarda yer alıyor hep. Sokaklarda, trafik ışıklarında durduğunuzda sağınızda, solunuzda hep vespacılar. Hepsi rengarenk.

Biz gittiğimizde maalesef Atina’ da çöp işleri konusunda çalışanların grevi varmış, sokaklar birikmiş çöp dağları doluydu. Yani Atina bizi kirli bir şehir olarak karşıladı. Atina’ nın çok düzenli bir şehir olduğu, halkının kurallara uyduğu söylenemez. Arabalar gelişigüzel yollara park etmiş, trafikte diğer arabaya saygı diye bir yaklaşımla çıkmamış Atina’ lılar trafiğe.

Atina’ da öncelikle gidilecek olan Likavitos tepesine çıktığınızda caddelerin çizgi halinde düzgün planlanmış olduğunu görüyorsunuz. Tepeden şehri seyrettiğinde çok güzelmiş Atina diyemiyor insan, ben diyemedim açıkçası.

ATİNA

Çok fazla beklentim vardı belki Atina için. En azından 3000 yıllık bir tarihe sahip, üstelik tanrılar şehri, ayrıca adını savaş tanrıçası Athena’ dan almış bir şehir. Atina’ yı her köşesinde bir tarihi eser ile karşılaşacağım, Roma gibi tarihle harmanlanmış, havada tarih kokusu olan bir şehir diye düşünüyordum, ama hayal kırıklığına uğradım. Ben o hissi alamadım. Sanırım Atina’ lıların tarihin yanında kurmuş olduğu çirkin betonlaşma buna sebep oluyor.

ATINA

Likavitos tepesinden bakınca önemli bir konuya daha dikkat ediyor insan, Atina kıyısını Pire’ ye kaptırmış bir şehir. Deniz kıyısında ama denize kıyısı olmayan, deniz kokmayan, karada bir şehir. Atina’ lılar denizi ancak şehirlerinin tepelerine çıktıklarında, uzaktan görebiliyorlar. Ya da Pire’ ye gitmeleri gerekiyor.

Atina’ da öncelikle Akropolis’ i gezdik, etkileyici. Ayrıca Dionysos tiyatrosu, Antik Agora, Zeus Tapınağı, Parlemonto Binası peşpeşe gezebileceğiniz yerler. Evzon Askerlerinin ( gereksiz) gösterisini de izlemek adetten olmuş, gitmişken bakıyor insan, ponponlu ayakkabılarını yere vura vura sert asker havası vermeye ( ponponlu ayakkabıyla ne kadar olursa ) çalışarak ritüellerini tamamlıyorlar. Tören bittiğinde dağılan turistler arasında olmak, insana eee bu mudur dedirtiyor.

EVZON ASKERLERİ

Gündüz gezilecek yukarıda belirttiğim belli başlı yerleri gezdikten sonra akşam Atina’ nın Beyoğlu’ su denebilecek Plaka bölgesine gidiyoruz, yemekler belli : caciki, pilaki, yalançi dolma, kadayifi, ama sadece öz be öz greek salad! Doğal olarak biz sırtaki yapmadık, ancak Plaka tam bir taverna bölgesi, her kapı arkasından sırtaki sesleri yükseliyordu.

Ancak gündüz gittiğimizde Plaka bölgesindeki bir dükkandan da Türk olduğumuzu anladıklarında bizi ” Konstantinapol bizim”, kanımız yerde kalmayacak şeklinde de kovdukları oldu. ( Bkz. Başımıza gelenler kategorisi )

PLAKA BÖLGESİ

Ertesi gün tekrar Atina sokaklarında gezdik, bu defa meşhur meydanlarında dolaştık, Syntogma Meydanı, Omonia Meydanı, Kolonaki ve Monastiraki Meydanlarında dolaştık.

Genel olarak Atina cadde ve sokaklarında arabamızla dolaştık, yoğun vespa trafiğinde yolumuzu şaşırdığımızda camı açıp kime soru sorsak, cevap almadan önce soru sorduğumuz kişilerin sorusuna cevap vermek zorunda kalıyorduk.

” Where are you from ” Nereden geliyorsunuz ? Nerelisiniz ? İnanamayacaksınız ama, Türküz, Türkiye’ den geliyoruz dediğimizde cevap vermeden, yardım etmeden basıp gidenler bile oldu, biz de inanamadık onlara bu yaptıklarından dolayı, bu nasıl misafirperverlik diye. Ama herşey bir yana, bütün Yunanistan’ da karşılaştığımız bir konu var ki, bir soru sorduğunuzda, istisnasız tüm Yunanlılar önce nereden geliyorsunuz diye soruyorlar, sonra cevabınıza göre yardımcı oluyorlar.

Atina’ dan ayrılıp Corinth Boğazını görmeye gidiyoruz. Muhteşem bir yer, sonradan yapılmış, yapay bir kanal, ama çok etkileyici. Corinth boğazının yapımına MÖ 600 yıllarında başlanmış, MS 1893′ de ise gemilerin geçişine açılmış. Corinth Boğazı 6,5 km uzunluğunda, yüksekliği ise 52 mt.

CORINTH BOGAZI

Buradan Pire’ ye geçiyoruz, Pire büyük bir liman, bizdeki ( İstanbul ) Karaköy limanına benziyor, ama daha büyük, bir sürü gemi, tekne limana yanaşmış. Pire’ye Turko limanı da diyorlar. Güzel bir yer, ama sadece o kadar.

PİRE

Biz Pire’ den Yunan adalarına geçme hevesinde olduğumuzdan önce Pire’ ye fazla ilgi göstermedik, gemi biletlerimizi aldıktan sonra rahatladık ve şöyle bir Pire’ yi keşfedelim dedik, ama fazla yanılmamışız. Pire için yanyana lokantalar ve gemi seyahat acentalarının sizi kolunuzdan çekiştirip gemi bileti almanız için iknaya çalıştığı bir liman şehri hayal etmeniz yeterli sanırım. Hayalim deki Pire’yi bulamasamda, Pire şehri diye düşlediğim yeri görmek beni mutlu etti.

Pire’ den Mykonos adasına gideceğimiz feribota bindiğimizde, Yunan anakarasındaki turumuzu da tamamlamış olduk. Yunanistan turundan sonra Yunan adalarını gezip Kuşadası’ndan Türkiye’ ye geçeceğiz.

Yunan adaları kısmını ayrı bir başlık altında anlatacağım.

KUŞADASI DÖNÜŞ

Kuşadasına feribottan indiğimiz gün. Türkiye’ ye döndüğümüzde 9 günün tatlı yorgunluğu üzerimizdeydi.

NOT: Fotografların bir çoğu 1991 yılında çektiğimiz slaytlardan oluşuyor, slayt arşivimizden tarayarak buraya ekliyorum, ama digital olmadığından, maalesef renkler ve baskı kalitesi çok iyi çıkmıyor.

NETİCE ;

- İpsala’ dan yola çıkıp, Yunanistan’ da güneye doğru inip, Kuşadası’ ndan Türkiye’ ye giriş yaparak 1 haftada Yunanistan’ ı genel olarak gezebilirsiniz,

-Yunanistan’ ın iç kesimleri hariç olmak üzere Türk izleri heryerde karşınıza çıkıyor,

-Yaşam tarzlarımız, binalarımız, insanımız, sokaklarımız çok fazla benzerlik arzediyor,

-Bu şehir güzel, bu şehir değil demek yanlış olur, nedense Yunanistan bana bir bütün olarak gezilmeli hissi verdi,

-Ancak Meteora ne yapılıp edilip görülmeli, hele insan Yunanistan’ a gidip, Meteora’ yı görmemişse, bence Yunanistan’ ı gezdim gördüm dememeli ,

-Atina’ ya kadar inmişseniz mutlaka Corinth boğazına kadar gidin, bu insan azmi ve emeği ile doğaya karşı yapılmış bölgeyi görün,

-Atina’ da Plaka bölgesinde bir akşam yemeğine vakit ayırın,

-Yolda Türkçe konuştuğunuzda biri kolunuza yapışır ya da aniden boynunuza sarılırsa şaşırmayın , çok Rum var İstanbul’ dan mübadele zamanında Yunanistan’ a gitmiş, hepsi hasretle İstanbul’ u ve semtlerini soruyor hala,

-Bizim gittiğimiz 16 yıl olmuş tabii, o zamanlar çok Türk yoktu Yunanistan’ a giden, bu sebeple belki de sarılıyorlardı bir Türk gördüklerinde boyunlarına, oysaki şimdi gidiş-gelişler epey yoğunlaştı,

-Ama yaşadığımız kötü maceralarımızda çok maalesef Yunanistan’ da, bunları da ”Başımızdan Geçen Olaylar” kategorisinden okuyabilirsiniz, hepsi gerçektir, bizzat yaşanmıştır anlatılanlar.

32 Yorum »

  süheyla wrote @ Şubat 17th, 2008 at 17:03

iğrenç hiç beğemnedim. aradığım bilgilerin hiçbiri yok.

  admin wrote @ Şubat 17th, 2008 at 18:28

Süheyla hanım,
bu gereksiz ve çirkin eleştirel tavrınıza bir anlam veremedim, siteyi beğenmemiş olabilirsiniz, içeriğini yeterli bulmayabilirsiniz de ( Yunanistan için daha ne kadar ayrıntılı bilgi arıyordunuz bilemiyorum ama!!!!!! ) bu durumda bir daha ziyaret etmezsiniz olur biter.

Tabii ki eleştirilere açığım, eleştirir ve site hiç yeterli değil dersiniz kabulumdur. Ama “iğrenç” tanımlamasını gerektirecek ne bilgi var sitede anlayamadım, bu eleştiri hiç şık olmamış.

  Ebru Yetim wrote @ Mart 1st, 2008 at 23:27

ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ.EŞİMLE BİRLİKTE KEYİFLE BAKIYOR VE OKUYORUZ .BİZİ HEVESLENDİRDİNİZ.
GÖZ NASIL BAKIYORSA ,SANIRIM ONU GÖRÜYOR.

  kader wrote @ Mart 5th, 2008 at 01:17

korinthos kanalı ile ilgili bilgi ararken siteye denk geldim,bilgiler için tşkler…ben de bahsettiğinz yerlerde bulundm ve gezimi sanki 1 kere daha yaşadm,çünkü birçok şeyi aynı sizin belirttiğinz şekilde düşündüm…tabi benim gezdiğim zaman daha temiz 1 şehir olduğundan sokaklarını çok beğendim(temizlik açısından)
bilgiler için tekrar tşkler,yorumunuza sağlık:)

  admin wrote @ Mart 5th, 2008 at 01:25

Aynı yerlerde bulunmuş gezginlerin yorumunu almak çok hoş, yorumunuz için teşekkürler. Biz Atina’yı gezerken temizlik işçileri grevdeydi, bu sebeple her yer çöp içindeydi.

  tanereshma wrote @ Mart 9th, 2008 at 15:34

Merhaba.Öncelikle sitenizdeki Yunanistan bilgileri çok güzel.
Ben uzun zamandır Yunanistana gitmek ve gezmek istiyorum fakat bir kaç sorum olacak size..
Öncelikle Yunanistan’a bu yaz kendi arabamla 4 kişi gideceğiz.ben ve 3 arkadaşım Bulgaristan pasaportu ile gideceğiz fakat şöyle bir sorun var hepmiz 19-20 yaşlarındayız ve malum öğrenciyiz.Bize arabayla bir Yunanistan turu ne kadara mal olur.Tecrübelerinizden yararlanmak isteriz. Sizin vereceğiiz bilgiler bizim ileride aynı şekide avrupa seyahatlerimizide etkiliyecektir.
Saygılar

  tamer wrote @ Mart 31st, 2008 at 16:15

teşekkürler bilgiler gerçekten güzel.bir şey sormak istiyorum.bu meteora bölgesini araba olmadan nasıl gidip konaklayabiliriz?atinadan falan mümkünmü

  Serdar wrote @ Nisan 9th, 2008 at 21:15

iyi bir çalışma,kapsamlı,değişik ve insanı sıkmıyor.Belki farkında değilsinizdir ama çalışmanızın geneline tıpkı onlarda olduğu gibi bir Yunan antipatisi hakim.Belki de orada karşılaştığınız davranışlardan dolayıdır. Örneğin Evzon askerlerinden ne gibi bi atraksiyon beklediğinizi pek anlayamadım doğrusu,Anıtkabir’deki askerlerden pek farkları yok çünkü.

  hande wrote @ Nisan 30th, 2008 at 13:46

selam selenik göçmeniyim anladığım kadarıyla grup olarak yunanistan turlarınız oluyor kaytılmak isterim

  Ahmet wrote @ Mayıs 29th, 2008 at 12:46

Yunanistan’a Arabayla gitmek için neler gerekli.yardımcı olurmusun.

  Ahmet Gider wrote @ Mayıs 29th, 2008 at 12:48

Eşimle beraber kaça malolur yunanistan gezisi

  OYA İPEK wrote @ Mayıs 31st, 2008 at 11:59

AYNI GEZİYİ EŞİMLE VE ARABAMIZLA BİZDE YAPMAK İSTİYORUZ BU SENE KALDIĞINIZ OTELLERİDE BİZE BİLGİ OLARAK YOLLARSANIZ ÇOK SEVİNİRİZ BİRAZDA MALİYETİNDEN BAHİS EDERSENİZ MUTLU OLURUZ GUZEL BİR GEZİ OLMUŞ BİZDE SİZE VOLGA TURU ÖNERİRİZ

  admin wrote @ Mayıs 31st, 2008 at 12:28

Merhaba,
biz bu geziyi 17 sene önce yaptık, bu sebeple ben otel önermek istemiyorum, şu anda mutlaka değişikliğe uğramıştır.
Ayrıca Meteora ve Selanik de camping de kalmıştık, diğer şehirlerde de merkezde küçük otel ya da pansiyon tarzı yerlerde konaklamıştık.
Öneriniz için teşekkür ederim.

  esin wrote @ Haziran 4th, 2008 at 09:38

biz arabayla böle bir tur yapmayı düşünüyoruz. sormak istediğim araba ile sınırı geçmek için gerekli olan prosedürleri öğrenebiliryim.

teşekkürler

  Bugra Kayabay wrote @ Haziran 10th, 2008 at 16:53

Keyıfle okudum anılarınızı .Teşekkur ederım bilgiler için ama bşy gözum takıldı.Şu where are u from meselesi.Turkıyeye gelen herhangı bı yunanlı gelıp bşy sorsa emın olun bi Turk elınden geldiğince yardım eder ama onlarda bızım hegemonyamızda kalmıs olmak mı neden bılmıyorum ama tabırımı maruz görun bi aşağılık kompleksı var galıba

  sarp wrote @ Haziran 17th, 2008 at 11:06

paylaşımınız için teşekkür ederim. bende bu yaz arabayala sizin yaptığınızın bir benzerini arkadaşlarımla yapmak istiyorum acaba bana tahmini bir maliyet soyleyebilirmisiniz.tabi siz 91 yılında gitmişsiniz ama fikriniz olur die düşündüm…

  melih sahin wrote @ Temmuz 27th, 2008 at 18:57

merhabalar, herşeyden önce yaşadıklarınızı paylaşmanız, yazmayan paylaşmaktan çekinen bir toplum içerisinde oldukça anlamlı emeğinize kaleminize sağlık. minik ailemizle (eşim, oğluş ve bendeniz) benzer bir turu bizde yapma arzusundayız, doğaldırki nasıl gerçekleştireceğimizi araştırma aşamasındayız. olası ise sizden bazı sorularımızı yanıtlamanızı isteyeceğiz. neler olduklarına gelince, sırası ile;
1-araba ile ilgili yapılacak işlemler nelerdir,
2-uluslararası ehliyet almak durumundamıyız,
3-konaklama için önceden rezervasyon gereklimi, önereceğiniz yerler olurmu,
4-biz ailece yeşil pasaport sahibiyiz vize gerektiğini biliyorum, almak sorun oluyormu
5-Ankara da oturuyoruz, programa ağustos ortası başlayarak, edirne de 1 gün konaklama sonrası yunanistan’a geçiş yapalım düşüncesindeyiz ne dersiniz,
umarım sorularımızla sizi yormuyoruz
katkı ve katılımınız için şimdiden teşekkürler

  mert wrote @ Ağustos 7th, 2008 at 22:29

slm size bisi sorucaktim mikanos adasina turkiyeden dogrudan bir ulasim varmi…
verdiginiz bilgiler ve emeginiz için tesekkurler

  admin wrote @ Ağustos 8th, 2008 at 09:00

Selamlar,
Bildiğimiz kadarıyla Mikanos’a direkt sefer yok, ama Kuşadasından Patmos’a geçmeniz halinde tüm orta ege Yunan adalarına çok hızlı bir şekilde transferiniz mümkün. Zira adalararası muhteşem bir deniz trafiği var. Patmos küçük sevimli bir ada. Mikanos ya da Santorini herikisine de yakın sayılır. Güney adaları ziyaret etmek isterseniz Bodrum – Kos ya da Datça – Symi ya da Marmaris – Rodos yapabilirsiniz.
Neşeli yolculuklar,

  Ceyda Ulugüven wrote @ Mart 3rd, 2009 at 01:42

Benim aklımın karıştığı nokta ilk fotoğraftaki bey ile aşağıda görünen beyaz saçlı bey aynımıdır. aynıysa zamana küfredeceğim

  Seyhun AYHAN wrote @ Nisan 13th, 2009 at 22:20

Oncelikle merhabalar.Ne güzel sizin gibi dostlarin,hiçbir menfaatleri yokken biizlere bu güzel deneyimlerini aktarmanız:-)))Bizde ekim ayında balayı için arabamızla yunanistanı planlıyoruz.Tesadüf sitenizi buldum ve inanın aradığım birçok şeye neredeyse ulaştım bile.Eger bana ilave tavsiyeleriniz olursa mail adresime yollarsanız çok daha fazla sevindirmiş olursunuz.Ozellikle konaklama ve yeme-içme ile ilgili tavsiyelere çok ihtiyacım olacak.Esinizide saygılarımı sunarım,çok çok teşekkürler:-:))

  murat wrote @ Mayıs 28th, 2009 at 11:52

çok hoşuma gitti benim planladığım rotayı yapmış olmanız aklımdaki soruları otomayik olarak cevapladı.Son zmnlarda internette okuduğum n güzel gezi yazılarından teşekkür ederim.saygılarımla.

  alican wrote @ Temmuz 15th, 2009 at 12:18

mehabalar
biz 3 kafadar arabayla yuannıstanı kesfetmek ıstıyoruz
yukarıdada birçok soru var , ama site içinde bu sorunun cevabı yok malesef.
1 -araba ile ilgili yapılacak işlemler nelerdir,
2-uluslararası ehliyet almak durumundamıyız,
bu soruları cevaplayabılır mısınızı?

  çiğdem wrote @ Ağustos 28th, 2009 at 10:20

HERKESE MERHABA! BİZ DE GEZGİNLERDENİZ. ÇOK SAYIDA ÜLKE GÖRDÜM AMA İLK KEZ BU KADAR HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIM. BU KADAR MI KABA OLUR BİR TOPLUM! SERVİS REZALET! AYRICA YAPILAŞMA DA HOŞ DEĞİL. TÜRKİYE’DEN DEĞİL DE ASYA STEPLERİNDEN YUNANİSTAN’A GİDEN BİRİ İÇİN COĞRAFYASI İLGİNÇ OLACAKTIR AMA TÜRKİYELİ İÇİN ÇOK ZAYIF BİR MANZARA. İNSAN ANTİK BİR YAPI BEKLİYOR AMA ACROPOLİS DIŞINDA VE BİRKAÇ OSMANLI KALINTISI DIŞINDA O DA YOK! BU ARADA SAKIN ACENTELERE GÜVENİP DE VAPURA BİNMEYİN, ADADA MAHSUR KALMA İHTİMALİNİZ ÇOK YÜKSEK! BU ARADA TÜRKİYE’YE SAMOS’TAN ARABAYLA GEÇİLMEDİĞİNİ DE ANCAK ORAYA GİTTİKTEN SONRA ÖĞRENEBİLDİĞİMİZİ SÖYLEMELİYİM. HİÇKİMSENİN BİRBİRİNDEN HABERİ YOK! ÇOK ÜLKE GEZMİŞ GÖRMÜŞ BİRİ OLARAK OLARAK RAHATLIKLA SÖYLEYEBİLİRİM Kİ MASRAF YAPMANIZA DEĞMEZ, ONUN YERİNE PALMİYELERLE KAPLI GERÇEK VE DOĞAL ADALARI VE İNSAN SICAKLIĞINDA ÜLKELERİ TERCİH TERCİH EDİN! SELAMLAR.

  nuri yilmaz wrote @ Eylül 21st, 2009 at 22:33

merhaba,
öncelikle yunanistan hakkindaki görüslerinize büyük oranda katiliyorum.
Ama Atina bana çok düzenli geldi.
özellikle Sehrin dışında kalan diğer yerleşim bölgelerindeki evler (örnek olarak Pallini) muhteşem balkonlara sahip. her gittiğimde bu sehrin insanlarının ne kadar çok saatlerini balkonlarinda ayırdıklarını gördükçe içimde hafif bir kıskançlık oluşmuyorda değil…

yunan adalarından POROS ada sınıda şiddetle tavsiye ederim gitmek isteyen kişilere.
oldukça temiz, makul fiyatleri olan, diger meshur adalar kadar olmasada kendi çekiciğili olan şirin bir ada..

sağlıcakla kalin..

  nail wrote @ Mart 25th, 2010 at 10:21

araba ile ilgili yapılacak işlemler konusunda yardımcı olabilir misiniz

  hilal tosun wrote @ Nisan 19th, 2010 at 16:16

Merhaba,

Biz de 2 aile araba ile aynı geziden yapmayı planlamıştık.Sitenizi bulmam çok iyi oldu. Elinize sağlık. Bu gezi size kaça mal oldu? Tabii ki üzerinden çok geçmiş ama bir fikrimiz olur diye soruyorum.Teşekkürler .

  selda wrote @ Nisan 19th, 2010 at 22:39

merhaba,
su anda maliyet acısından net bir bilgi vermem pek mümkün değil, cunku o tur yıllar önce yaptığımız br geziydi, ancak şu sıralar haziran ayı için bir plan hazırlıyorum, aynı güzergahı kullanarak araba ile hırvatistan’a kadar gitmeyi düşünüyoruz. Yunanistan üzerinden,arnavutluk,makedonya yapıp hırvatistana gideceğiz,dönüş güzergahı olarak da yunanistan da bizim gördüğümüz ancak çocuklarımızın görmediği selanik, meteora ve atina’ yı tekrar ziyaret edip, ya yine karadan türkiye ye giriş yapmayı ya da atinadan deniz yoluyla türkiye’ ye giriş yapmayı düşünüyoruz.
ben bu tur için bir harcama planı hazırlıyorum, onu size daha sonra acıklayabilirim ama yine de her tur’un maddi boyutu kişilere göre değişir, sizin yaşam tarzınız, yaptığınız geziden beklentiniz bunlara temel teşkil eder.
pansiyonda kalırım, yemek konusunu da aperatif geçiştiririm de diyebilirsiniz, mutlaka bir otelde konaklamalıyım ve gittiğim yerin mutlaka en iyi lokantalarında da yemek yemeliyim de dersiniz.
bu durumda 1000 euro da harcarsınız 2000-3000 euro da, kısacası bu size bağlı. yoksa yol fiks ücret, maksimum 1000 km gidiş 1000 km de dönüş desek benzin fiyatı belli, arabanızın yaktığı km başı yakıta göre hesap çıkarabilirsiniz, gerisi sizin yaşam tarzınıza ve harcama kapasitenize bağlı derim….
tşk.edrm.

  Mert wrote @ Mayıs 1st, 2010 at 06:09

Pasaportta Makedonya mühürünü gören yunanlı gümrük memurları, cin görmüş gibiler. Dönüşte Yunanistan’a giremezsiniz, benden size dostça bir uyarı Selda hanım.

  betsi wrote @ Mayıs 5th, 2010 at 17:39

Merhabalar,araba ile Yunan adalarına gitmeyi düşünüyoruz.Siteyi buldum okudum süper.. yorumlardaki cevapları nasıl görebilirim.Benim de sorularım var.Mesela Araba için izin? ehliyet? Pireden arabalı vapura mı biniyorsunuz? ne kadar sürüyor Mykanos adasına varış.Adada araba kullanıyor musunuz.

  KUDRET KIPICI wrote @ Ağustos 27th, 2010 at 12:39

GERÇEKTEN DOYURUCU VE AÇIKLAYICI ( KISADA OLSA) BILGILER VAR.
Ben hersene yurtdışına( avrupaya) halk oyunları grubu ile giden birisiyim. tabi kara yolu ile ve otobüs ile olunca olunca ve buna 40 kişinin sorumluluğu eklenince pek te gezme olanaği olmuyor. Izmir- çanakkale- ipsala kavala- selanik- kozani grevena igoumenitsa olarak takip edip buradan gemi ile Italyaya geçip gidiyoruz.Bu ekimde özel aracımızla kateriniden aşagıya inip atinaya kadar gitmek için plan yaptık. bu yazınız bize ışık tutacak.Eğer elizde mevcut ise ÖRNEĞIN SELANIK ATINA ARASı KAÇ KM? VEYA SELANIK LARISSA ARASı NEKADAR? VE BENZERI KM LER VARSA ADRESIME YOLLARSANıZ SEVINIRIM.

  ali wrote @ Ağustos 27th, 2010 at 18:49

yazılarını okudum çok keyif aldım..bizde interaille phton-selanik-atina ve igunimisya(böyle yazılmıyor ama)orda italya ve diğer ülkeler diye devam ettik -7-8 ülke .Sorum şu olcaktı kısaca yazarsanız sevinirim.Biz sadece yunan adalarına gidelim diyoruz içeriyi zaten gezdik ama en ekonomik istanbul da çıkışlı nasıl olur.şu an 25 euro ya ist-selanik treni yeşil pasaportla rahat gideriz ama oradan yunan adasına giriş durumu olabilirmi bilmiyorum..oksa izmir veya kuşadasındanmı adalara giriş yapsak daha ekonomik olur..Saygılar..Ali

Your comment

HTML-Tags:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>